İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ülkemiz her şeye rağmen çok güzel

783 bin kilometre karelik ülkemize baktığımız zaman her açıdan insanın ufku açılıyor. Bu nedenle yaşadığımız ülkenin kıymetini bilmeliyiz. Bu ülke hepimizin ülkesi… Yarın öbür gün iktidarlar değişir, yeni iktidarlar gelir ancak bizim ülkemize her zaman sahip çıkmamız gerekir. Bunu hepimiz bilmeliyiz. Bazı zamanlarda insanın şevkini kıran olaylar yaşanabilir ancak bu sarsıcı olayları kendi içimizde derinleştirmemeli, gelecek için her zaman ümitli olmalıyız.

Son yıllarda ülkeyi terk edenlerin sayısı arttı. Sermaye kaçıyor, önce genç insanlarımız sonra aileleri ülkeyi terk ediyorlar. Türkiye dayanılmaz bir hale geldi. Kaçışları önlememiz lazım. Bu gidiş iyi bir gidiş değil. Türkiye bunları hak etmiyor, Türkiye hepimizin. Ülkemize sahip çıkalım. Türkiye bu güç günleri atlatacak ve hepimiz saadete ereceğiz. İlk yapılması gereken elbette erken seçimdir. Seçimler sonucu insanlarımız yeni enerji ve motivasyonla sorunların üstüne gitmeye başlayacaklar. Bu hepimizi kurtaracak bir olay olacak. Hepimiz gelişeceğiz ve daha iyi günlere döneceğiz. Bu açıdan birlik ve beraberliğimizi koruyalım ve daha güzel yarınlara birlikte ilerleyelim.

Bu yıl Türkiye erken seçime sahne olacak ve oyumuzu kullanacağız. Mühim olan oyumuzu kullanırken çok dikkatli olmamız ve ülkemizin geleceğini düşünerek sandıklara sahip çıkmamız olacak. Ülkeden kaçmak hiçbir zaman bir çözüm değil. Bu güzel ülke için hepimiz emek vermeliyiz ve ülkemiz için hep birlikte doğru adımları atmalıyız.

Halkımız enflasyon altında çok eziliyor. Son günlerde her geçen gün artan enflasyon, özellikle elektrik ve doğalgaza gelen zamlardan sonra halkımız bütün yaşam sevincini kaybettirdi. Bu nedenle insanlar kendi işyerlerini kapatıp, iş aramaya başlıyorlar. İş bulma olanağı da fazla yok. Türkiye’de enflasyon hiçbir şekilde TÜİK’in açıkladığı verilerle uyuşmuyor. Bunun önlenmesi lazım. İnsanlarımızın satın alma gücü her geçen gün azalırken geçinmek için ek işlere yönelim hızla artıyor. Ancak bu olanaklarda son derece sınırlı bir durumda… Saray’da oturanlar üç veya dört maaş alıyorlar. Yiğit Bulut başta olmak üzere birden fazla maaş alanların sayısı her geçen gün artıyor. Bu artış iyiye alamet değil. Bir taraftan birden fazla maaş alanlar, diğer taraftan bir maaşla geçinemeyenler tablosunu Türkiye hak etmiyor. Bu adaletsizlikler arttıkça halkında memnuniyet derecesi o oranda azalıyor. Çocuğuna bez alamayan, ailesini geçindiremeyen insanların artık yaşam umudu kaybolmuş durumda. Bunları gözetmememiz artık şart. Bıçak kemiğe dayandı.

Mission News Theme by Compete Themes.