İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir tespitten yansıyan gerçekler

Geçenlerde bir dostum memleket insanımızın hak etmediği şekilde yaşadığını söyleyince son bir kaç yıldır milletçe karşılaştığımız hadiseler aklıma geldi. Ben de, her alanda sürekli gerilimlerle geçen günler hepimizin enerjisini olumsuz etkilerken, bir şeylerin düzelmesi için neden aklı başında adımlar atılamadığını sordum.  Dostum, krizlerden beslenmeyi huy edinmişlerin ülkesinde böyle adımları atmak isteyenlerin yalnız bırakıldığını söyledi ve ekledi: ‘’ Ülkede icraatlara körü körüne alkış tutanlar kadar çıkmaz sokaklarda çare arayan muhalefet bolluğu var.  İşte bu tespite hak vermemek elde değil. Buna rağmen hangi alanda olursa olsun vurulacak neşterin milletin menfaatine sonuçlar doğuracağını bilmek bile umudumu artırıyor.

Bir işe başlarken sözün doğrusunu ve güzelini söylemek, akıllı olan için o işin nasıl sonuçlanacağı konusunda mutlaka bir ipucu verirmiş. İster iktidar olsun ister muhalefet, milletin aklı ile dalga geçmeden atılan her adımın mutlaka bir sonucu oluyor. Ülke insanımızın hassas olduğu konuları dikkate alarak ilerleyenler için sonuç her zaman hayırlı olacaktır. Dün olduğu gibi bugün de Türkiye’miz için elbirliği ile daha çok çalışmaya mecburuz. Çünkü bu ülke hepimizin.

2023’e doğru yol alırken Türkiye’nin daha istikrarlı ve daha güçlü yönetilmesi için sosyal hayatta olduğu kadar ekonomide de ihtiyaç duyulan hamlelerin bir bir devreye alınacağı günleri yaşıyoruz. Görünen o ki; artık Türkiye’yi yüksek teknoloji, yeşil enerji, ulaştırma, bilişim, savunma odaklı projelerle dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına taşıyacak yılların eşiğine geldik. Türkiye ne 70’lerin, ne 80’lerin, ne de 90’ların içine kapanık Türkiye’sidir.

2020’li yılları bir bir geride bırakırken, 84 milyon nüfusu ile kabına sığmayan bu ülkenin, ortaya konulan güçlü irade ve izlenen sağlam politikalarla dünyada sözü geçer bir noktaya taşınması için hiç bir bahanesi kalmamıştır. Böyle bir ortamda siyasetin gergin atmosferini gözlemleyip gelecekten umutsuz olmak yerine piyasanın dengelerine göre adımlar atanları gözlemlemeyi tercih ediyorum. Öyle ki, birisinin ak dediğine diğerinin körü körüne kara dediği bir siyaset arenasının bizleri umutsuzluğa sürüklemesine tahammülü olmayanların kuracağı bir partinin muhalefetten daha etkin bir görev yapabileceğine olan inancım da günden güne güçleniyor. Tabi ki böyle bir zamanda kararsız olmaktansa taraf görünmenin kendimize ne kazandırıp kazandırmayacağını da iyi hesaplamamız gerekiyor. Tüm zorluklara rağmen iyi işlere imza atmak için çıkanların düştüğü hataların millete fatura edilmemesi konusunda hassas bir döneme girdiğimizi de unutmamak gerekiyor. Seçimin daha iyi geçim için bir fırsat olacağını söyleyenlerin bu konuda neleri vaat ettiğini akıl süzgecimizden geçirmenin vakti yaklaşırken ortada çözülmesi gereken güven esaslı problemlerin olduğu da aşikârdır. Arkadaşının kim olduğunu söyle ben de sana kim olduğu söyleyeyim misali siyasetin zor yokuşlarında ter akıtanların doğru ittifaklarla yol alması memleketin hayrı için kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu saatten sonra makyajlı siyaset modellerinin bizlere hiçbir fayda getirmeyeceğini bildikleri halde kameralar önünde zoraki tebessüm edenlerin teröristlerle kol kola olanlara göz kırparak yollarına devam edemeyeceklerini herkes bilmeli. Yoksa dostumun söylediği gibi memleket insanımızın hak etmediği şekilde yaşamaya devam etmesi hepimizin hanesine zarar olarak yazılacaktır.

Mission News Theme by Compete Themes.