İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Birini tanıyamadıysan kimin ve neyin peşinde olduğuna bak

Hayatın her zaman bir felsefesi olması gerektiğini savunanlardanım, herkesin tutunduğu, hayatını anlamlandırdığı bir felsefesi olmalı; öyle ki o felsefe sizin omurganızı oluşturmalı. Duruşunuzu belirlemeli, dik mi duruyorsunuz? Kambur mu? Sebebi o felsefe olmalı, başınız yukarıda mı? Yoksa mahcup musunuz? Sebebi o felsefe olmalı. Bir gün herkes hayatınızdan gittiğinde o felsefe sizi sahiplenmeli, omurganıza destek olmalı, o zaman işte göğsünüzü gere gere dersiniz “bana bir şey olmaz” diye. Olmaz çünkü, size bir şey olmaz, her zaman dik durmanızı sağlayacak her şeye sahipsinizdir. Size hiç bir şey olmaz!

İnsanları tanımak için aslında çok mesai harcamıyoruz, kafamızda olmasını istediğimiz kalıplara zorla kişileri sıkıştırıyoruz aynı üstüne çok dar gelse de bir kıyafeti zorla giydirmeye çalışmak gibi, ne yapıp edip zorla giydiriyoruz o kıyafeti ona.

Halbuki onun hiç tarzı değil, bir süre nefesini tutuyor kıyafetin içinde kalabilmek adına, belki de sizin hatırınıza ama nefessiz ne kadar yaşanabilir ki? Sonra nefesini bırakıyor ve giydirdiğiniz kıyafet yırtılıyor, patlıyor, bambaşka bir hale geliyor.. Bakakalıyorsunuz.. Önce anlayamıyorsunuz ama ne güzel olmuştu diyorsunuz. O kişinin özüne döndüğünü fark edemiyorsunuz. İsyan ediyorsunuz! Etmeyin, o da sizin giydirdiğiniz kıyafetlerle mutlu değildi, yine eski kıyafetlerini giyip “oh be ne rahatmış” bile dedi arkanızdan, özüne döndü.

Nerede hata yaptınız? Hiç seyrettiniz mi o kıyafeti giydirmeden önce? Tarzına baktınız mı? Çevresine? Sahip olduğu arkadaşlarına ve hayatı yaşayış tarzına? Kimlerle beraber olmaktan keyif alıyor? Kimin yanında mutlu? Felsefesi var mı? Nasıl tanınıyor? Kıyafet parçalanmadan önce keşke bakabilseydiniz, belki o zaman bu güzelim kıyafeti içine sığacak birine giydirir ve zarar görmesine izin  vermezdiniz.

Hayatınıza aldığınız kişi ya da kişileri, sizin pencerenizden değil, gerçeğin penceresinden görün ki hayal kırıklığına uğramayın. Bir önceki yazımda cilalı imaj devrinde olduğumuzu yazmıştım. Hiç kolay değil kişileri tanımak, kimse kendini olduğu gibi kabul edemediği için olmasını istediği gibi gösteriyor. Korkarım ki bu zamanda bu çok da zor olmuyor

Birini tanıyamadıysan kimin ve neyin peşinde olduğuna bak, tanırsın…demiş Mevlana Celaleddin Rumi.. Yüzyıllar öncesinden bugüne ışık tutmuş.  Sadece kişiye bakma demiş. İdeallerine bak, tercihlerine bak.

Bazen aslında görmek istemiyor muyuz diye düşündüğüm oluyor, görmek istesek görür müydük? Yoksa düzeltirim mi zannediyoruz. Hata!

 Kimseyi değiştirmeye çalışma, değiştirebileceğin tek kişi kendinsin.. Gitmen gerekiyorsa git! Hem de o kadar güzel git ki arkandan efeler gibi gitti desinler. Vazgeçmen gerekiyorsa vazgeç, öyle güzel vazgeç ki kendinle gurur duy.  Her ne yapıyorsan omurgalı olsun. Kararların senin gerçeğindir.