Kategoriler: Gündem

Tarihte bugün: 12 Kasım Düzce Depremi

12 Kasım 1999 tarihinde yaşanan ve bugün 22. yıldönümü olan Düzce depremi, yurt genelinde anılıyor. Ülke tarihimizin en acı olaylarından biri olan düzce depremi ile ilgili merak edilen tüm bilgileri bir araya getirdik…

DÜZCE DEPREMİ ŞİDDETİ NE KADARDI? KAÇ KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ?

Düzce ve Bolu 12 Kasım 1999’da saat 18.57’de 30 saniye süre süren 7.2 büyüklüğündeki depremle yıkımı yaşadı. Düzce’de 710, Bolu’da ise 48 kişinin yaşamını yitirdiği depremde yakınlarını kaybedenlerin acıları aradan geçen 20 yıla rağmen hala taze. Depremi yaşayanlar ve depremde yakınlarını kaybeden o günlerde yaşanan acıları ve zorlukları unutamıyor.

73 km uzunluğunda olan bu fayın 30 km’lik batı bölümü 17 Ağustos 1999 depreminde kırılmış bulunuyordu. 12 Kasım 1999 depremi ise fayın 43 km uzunluğundaki doğu bölümünün kırılması sonucunda oluşmuştur.

Bu deprem, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremine neden olan Kuzey Anadolu Fayı’ın kuzey kolunu oluşturan fayların en doğusunda bulunan segmenti üzerinde gerçekleşmiştir.

12 Kasım 1999 depremi, 17 Ağustos 1999’daki kırılmaların Düzce fayının doğu bölümünü tetiklemesi sonucu gelişmiştir.

Deprem kırığının doğu bölümünü sağ yönlü doğrultu atımlı, Efteni gölü bölümü ise oblik faylanma mekanizmasını yansıtır. Kırık üzerinde ölçülebilen maksimum sağ yönlü yer değiştirme 410 ± cm, eğim atım ise 300 cm dolayındadır.

MTA-Ankara Üniversitesi tarafından hazırlanan 17 Ağustos 1999 Depremi sonrası Düzce Alternatif Yerleşim Alanlarının Jeolojik İncelemesi” adlı raporda, Adapazarı-Düzce arasında deprem riski artan faylar olarak Düzce fayının doğu bölümü ve Hendek arasında deprem riski artan faylar olarak Düzce fayının doğu bölümü ve Hendek fayı öngörülmüştü. 12 Kasım 1999 depremi ile Düzce fayındaki beklenti gerçekleşmemiştir.

En fazla can kaybı ve yapısal hasar, deprem kırığı üzerinde bulunan yerleşmeler ile Düzce kentinde meydana gelmiştir. Gölyaka-Kaynaşlı hattındaki yapı hasarlarının çoğunluğu, deprem fayının parçalaması sonucunda, Düzce kentindeki hasar ise zayıf zemin özelliklerine bağlı olarak gerçekleşmiştir.

Ulaşım alt yapısında da deprem kırığına ve heyelanlara bağlı olarak çeşitli deformazyonlar gelişmiştir.
Bölgede geniş bir alanda yapılan ölçümler, suların ekoloji, direkt temas olmadığına göstermektedir. CH4 gazının devamlılığı bulunmamaktadır ve konsantrasyonu giderek düşmektedir.

En son İçerik

Merkez Bankası’ndan piyasaya müdahale

Döviz kurundaki aşırı oynaklık sonrası Merkez Bankası'ndan piyasaya müdahale geldi. Konuyla ilgili Merkez Bankası açıklama…

Çalışanını enflasyona ezdirmeyen 10 şirket

Yüksek enflasyon karşısında çalışanlarını korumak için kolları sıvayan şirketlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bazı…

İstanbul’da enflasyon zirvede

İstanbul'da perakende fiyatlar kasım ayında aylık bazda yüzde 4,71, yıllık bazda yüzde 24,05 artış kaydetti.…

Marketlerden poşete zam isteği

Zincir marketlerin poşet fiyatlarına yüzde 100 artış istediği belirtildi. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve…

Merkez Bankası kayıp paranın nereye gittiğini açıkladı

Merkez Bankası rezervlerinde yer alan 128 milyar doların nereye harcandığına yönelik kalem açıklaması yapılmamıştı. Konuya…

COP26 + karbon ve su ayak izi + atık yönetimi

Merhaba Sevgili Dostlarım,Bildiğiniz gibi “2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı” yaygın olarak kullanılan adıyla COP26;…