Kategoriler: Gündem

Kalıcı yaz saati uygulaması tasarruf mu israf mı?

Türkiye’de 6. yılına giren ve dünyada çok fazla örneği bulunmayan kalıcı yaz saati uygulaması tartışmalara neden olmaya devam ediyor. Sözcü.com.tr’de yer alan haberde, devlet yetkililerinin bu uygulama sayesinde tasarruf edildiğini savunmasına karşılık uzmanların tasarrufun olmadığı, bu uygulamanın enerji şirketlerine yaradığı görüşünde olduğunun altı çiziliyor.

Türkiye’de kalıcı yaz saati uygulaması 6. senesine girdi. 2016’dan beri uygulanan kalıcı yaz saati büyük tartışmalara neden oluyor. Ülkenin batısında hava aydınlanmadan işe ve okula gitmek zorunda olanlar uygulamadan şikayet ederken Enerji Bakanlığı uygulama sayesinde büyük tasarruf edildiğini savunuyor. Uzmanlarsa bu uygulamanın tasarruf sağlamadığı görüşünde. Ayrıca kalıcı yaz saatinin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği de düşünülüyor.

Çalışanlar karanlıkta işe gidip geliyor

Bilim ve Aydınlanma Platformu tarafından hazırlanan G+3 zaman dilimini kullanan Türkiye tablosuna göre; 8.00 ve 17.00 saatleri arasındaki standart bir mesai günü üzerinden hesaplanan veriler, İstanbullu bir çalışanın eski düzene kıyasla karanlıkta kaldığı gün ve saat sayısının arttığı görülüyor. Ankara’da ve daha doğuda ise hava geç karardığı için kalıcı yaz saati uygulaması eski düzene göre daha az karanlıkta kalınmasına sebep oluyor. Ayrıca ülkedeki nüfusun büyük bir kısmının batıda yaşadığı hesaba katıldığında batıda aydınlatma için yapılması gereken tüketimin daha fazla olacağı görülüyor.

2016’da büyük artış

Kalıcı yaz saati uygulamasına geçilmesinden bir yıl sonra 2017’de Elektrik Mühendisleri Odası, uygulamanın ilk yılında bir önceki yılın aynı aylarına göre elektrik enerjisi tüketiminde 7 milyar kilovat saatlik bir artış olduğunu ve bu artışın sadece ekonomik büyüme rakamları ile açıklanamayacağını duyurdu. EMO’nun Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) elektrik tüketim istatistiklerini temel alarak yaptığı çalışmaya göre; kış saati uygulamasından vazgeçilmesi tasarruf sağlamadığı gibi tüketimi arttırıcı bir etki yarattı. 2016 Kasım ayında elektrik tüketimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 düzeyinde rekor artış gösterdi ve 22,7 milyar kilovat saat ile o döneme kadar olan en yüksek düzeye ulaştı. Verilere bakıldığında uygulamanın başladığı 2016 yılında anlamlı bir artış olduğu görülüyor.

Tasarruf değil israf

Konuyu değerlendiren Elektrik Müjendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Olgun Sakarya, bu uygulamanın bir tasarruf değil, israf olduğunu dile getirdi.

Elektrik tüketiminin ve nüfus yoğunluğunun Türkiye’nin batısında daha fazla olduğunu hatırlatan Sakarya, “Haliyle batıda yaşayanların gün ışığından en az sürede yararlanması tüketimi artırıcı bir etken. O yüzden ayan beyan ortada olan bir durum söz konusu. Bunun israf olduğunu her platformda söyledik” dedi.

Bu uygulamanın amacının enerji şirketlerinin daha çok kazanması olduğunu belirten Sakarya şöyle konuştu:

“Enerji şirketleri eskisi gibi kamunun elinde olsa, sabahın saat 8’inde karanlık olan İstanbul’da, İzmir’de, Kocaeli’de, Bursa’da, nüfusun ve tüketimin yoğun olduğu yerlerde insanlar karanlıkta işe, okula gitmek zorunda kalmazdı. Olaya, sosyal, psikolojik açılardan ve tasarruf açısından bakmak lazım.”

İTÜ Raporu

Ancak Enerji Bakanlığı tasarruf konusunda ısrarcı. Son olarak bu yıl İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından hazırlanan bir raporla bu uygulama sayesinde büyük tasarruf yapıldığı açıklandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile İTÜ arasında imzalanan sözleşme kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda, Türkiye’de 2016 yılında sabit yaz saati uygulamasına geçildiğinden bu yana 3,97 milyar tasarruf yapıldığı iddia edildi. Ancak raporun detaylarının kamuoyu ile paylaşmaması ve rakamların sadece bakanlık tarafından açıklanması da tartışmalara neden oldu.

Sakarya konu ile ilgili, “Bu rapor yıllardır kamuoyunun bilgisine sunulmayan bir rapor. O raporu görsek üzerine yorum yapabiliriz. Ama 2016 yılının Kasım ayında yaptığımız değerlendirmede bu düzenlemeyi tasarruf değil israf olarak değerlendirdik. Kasım, Aralık, Ocak tüketimlerinde ciddi bir artış oldu. Normal yıllık artışın üzerinde bir artıştı bu. Oradan hareketle bunun üretim şirketlerini ve elektrik enerjisi ticareti yapan tedarik şirketlerinin gelirlerini artıran bir uygulama olduğunu ifade etmiştik” dedi.

Psikolojiyi de etkiliyor

Kalıcı yaz saati uygulamasının insan sağlığı üzerindeki etkisi de tartışma konusu. Bilim ve Aydınlanma Platformu’nun raporunda insanların hem mevsimsel hem de aydınlık karanlık döngüsünden etkilenen bir vücut iç saati olduğu, söz konusu mekanizmanın birçok organın sağlıklı işleyişi üzerinde etkisi olduğu belirtiliyor.

2017’de Nobel Tıp ödülü alan bir çalışmaya göre, sirkadyen ritim de denilen biyolojik saatin DNA hasar ve tamirinde de etkili olduğu, kanser oluşma ve iyileşme mekanizmalarında da rol aldığı ortaya çıkmıştı.

Raporda, “Yaz saati uygulamalarının insan sirkadyen ritimle uyumlu olmadığı bulgular arasındadır. Bu uygulamayı tüm yıla yaymanın halk sağlığını daha da olumsuz etkileyeceğini söylemenin oldukça güçlü bilimsel temelleri vardır” ifadeleri kullanıldı.

En son İçerik

Merkez Bankası’ndan piyasaya müdahale

Döviz kurundaki aşırı oynaklık sonrası Merkez Bankası'ndan piyasaya müdahale geldi. Konuyla ilgili Merkez Bankası açıklama…

Çalışanını enflasyona ezdirmeyen 10 şirket

Yüksek enflasyon karşısında çalışanlarını korumak için kolları sıvayan şirketlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bazı…

İstanbul’da enflasyon zirvede

İstanbul'da perakende fiyatlar kasım ayında aylık bazda yüzde 4,71, yıllık bazda yüzde 24,05 artış kaydetti.…

Marketlerden poşete zam isteği

Zincir marketlerin poşet fiyatlarına yüzde 100 artış istediği belirtildi. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve…

Merkez Bankası kayıp paranın nereye gittiğini açıkladı

Merkez Bankası rezervlerinde yer alan 128 milyar doların nereye harcandığına yönelik kalem açıklaması yapılmamıştı. Konuya…

COP26 + karbon ve su ayak izi + atık yönetimi

Merhaba Sevgili Dostlarım,Bildiğiniz gibi “2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı” yaygın olarak kullanılan adıyla COP26;…