Makaleler

İnsan doğmak insan olmak

İnsan doğmak ve insan olmak. Biri malum doğuştan, diğeri peki? İşte o sonradan olunan bir şey. Hem de hiç kolay değil, neden değil? çünkü kendiliğinden olmuyor emek vermen gerekli, akışına bırakmaman gereken şeylerden biri, ilmek ilmek örmeli ve kendini inşaa etmelisin. Mesela; önce kendinle barışmalı, dışarıya değil içeriye bakmayı öğrenmeli, sevgi ve onay kazanma derdin olmamalı zira olursa ödün vermiş olursun. Tüm bunlardan sonra; Merhameti öğreneceksin, sevmeyi öğreneceksin, yaşadığın dünyayı tüm nefes alan canlılarla paylaşmayı bileceksin, adil olacaksın her gün biraz daha kendini eğiteceksin emek vereceksin kendine, kolay değil ama gerekli ve çok zevkli bir yolculuk, yolda ne çok sivri yanlarınla karşılaşıp şaşırsacaksın, komplekslerini kucaklayıp devam edeceksin, öfkeni bırakmayı öğreneceksin, nefretinle vedalaşacaksın, sonunda sadece yaşanmışlıkların ve sevgin kalana kadar durmadan devam edeceksin.

Aborjinleri bilir misiniz? Carlos Castenadanın kitaplarında anlatır kendisi de bir aborjindir. Marlo Mogan’ın bir çift yürek kitabında da bahsediyor. Benimde Aborjinler ile ilk tanışmam Carlos Castena da ile oldu.

Kısaca anlatmak gerekirse Aborjinler Avustralya’nın yerlileridir, 18. yüzyılda kaşif ve sömürgeci güçlerin geldiği zamana kadar dış dünyadan tamamen kopuk yaşamışlar. O güne kadar geleneksel yaşamlarına devam etmişler ve 18. yüzyılda Avustralya’ ya gelen sömürgeciler, Avustralya’nın yerlisi Aborjinleri “barbar vahşiler” olarak tanımlamış. Bunun sebebi, Aborijinlerin sosyal bir düzene ve klan hiyerarşisine sahip olmamasıydı. Fakat bu klanlardaki yaşama ve evliliğe yön veren karmaşık kurallar çok daha sonra anlaşılabildi.

Aborjinlerin efsanelerinin birçoğu hala yazıya geçirilemedi. Fakat günümüzde hala yaşayan bu halk, kısmen de olsa kültürünü korumaya devam ediyor..Batılıların ilkel diye yaftaladığı aborjinlerin ruhsal olarak bizlerden çok gelişmiş düzeyde olması da bir ironi elbette. Bize uymayan her şeyi yanlış veya ilkel kabul etmemiz anlaşılır gibi olmasa da bir gerçek.

Gerçek insan olarak tanımlanan Aborjinlere bizim doğum günü kutlama ritüellerimizi anlatmışlar. İşte pastalar, mumlar, hediyeler, dilekler ve aborjin bunu çok saçma bulup şöyle demiş  ‘Bizler için kutlama özel bir durum gerektirir. Zamanı geldiğinde yas tutulacak ölüme bir adım daha yaklaşmanın nesi özel anlamadık!… üstelik bu durum için bir çaba gösterilmez ki! bu kendiliğinden olur.’

   ‘Peki siz neyi kutlarsınız ?’ diye sorulunca da,

   ‘Daha iyi olmayı! Bizler geçen yıla göre daha iyi, daha bilge olmuşsak bunu kutlarız. Bu an da her yıl sabitleşmiş bir gün olamaz. Bunu ancak sen kendin bilebilirsin ve kutlama partisinin ne zaman yapılabileceğini ancak sen söyleyebilirsin…’

Bazen küçük bir hikaye, bir anda yeni ufuklar açar insana, benim için aborjin hikayeleri de öyledir. Evet kutlanması gereken şey belki de sadece daha iyi olabilmek, yarışının sadece kendin ile olması, dünkü seni bugün daha da bir adım ileri götürebilmek, kalbini besleyebilmek, her an gelişmek. Peki neden gerekli derseniz, gelişmeyi durdurduğunuz gibi, kısa bir duraklama döneminin ardından aynı Osmanlı İmparatorluğunun gerileme ve çöküş dönemi gibi yavaştan geriye gitmeye başlıyorsunuz, öyle ki hiç farkında bile olmuyorsunuz bu gerilemenin, aynı soğuk suya atılan kurbağa deneyi gibi. Altındaki ateşi yakıp yavaş yavaş suyu kaynatınca anlayamadığı için kaçamıyor ya! Hayattada başımıza gelen bundan çok farklı değil. İşte o kurbağa olmamak adına her an emek gerekiyor. Zira hepimiz insan olarak doğsakta, insan olmak ancak öğrenebilen bir şey.

En son İçerik

Merkez Bankası’ndan piyasaya müdahale

Döviz kurundaki aşırı oynaklık sonrası Merkez Bankası'ndan piyasaya müdahale geldi. Konuyla ilgili Merkez Bankası açıklama…

Çalışanını enflasyona ezdirmeyen 10 şirket

Yüksek enflasyon karşısında çalışanlarını korumak için kolları sıvayan şirketlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bazı…

İstanbul’da enflasyon zirvede

İstanbul'da perakende fiyatlar kasım ayında aylık bazda yüzde 4,71, yıllık bazda yüzde 24,05 artış kaydetti.…

Marketlerden poşete zam isteği

Zincir marketlerin poşet fiyatlarına yüzde 100 artış istediği belirtildi. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve…

Merkez Bankası kayıp paranın nereye gittiğini açıkladı

Merkez Bankası rezervlerinde yer alan 128 milyar doların nereye harcandığına yönelik kalem açıklaması yapılmamıştı. Konuya…

COP26 + karbon ve su ayak izi + atık yönetimi

Merhaba Sevgili Dostlarım,Bildiğiniz gibi “2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı” yaygın olarak kullanılan adıyla COP26;…