Makaleler

Zengin de dertli fakir de

Son zamanlarda kime selam versek dertli mi dertli dostlar. Bir zincirin halkası gibi derdi olmayan kalmamışcasına memleketçe dertlenmeyi yol edinivermişiz. Başımızı hangi yöne çevirsek dert yumağıyla dolu. Sanırsınız ki; memleket elden gidiyor, dünya başımıza yıkılıyor. Halbuki, yaşadığımız nice badireye rağmen nefeslenmeye devam ediyoruz. Hayatın farklı renkleri karşısında kendimize biçtiğimiz ya da birilerinin bize biçtiği rolle yuvarlanıp gidiyoruz.

Dedik ya… Dertli olmayanımız yok. Esnafımız; iş yokluğundan; sanayicimiz, artan maliyet girdilerinden; üniversiteli gençler, niteliksiz öğrenimden; gazeteci meslektaşlarım heyecan azlığından; kiracılar kiradan; ev sahipleri kiracıdan; memur ve işçiler, geçinememekten; çiftçi kardeşlerimiz, alın terinin karşılığını alamamaktan, afacan çocuklarımız; daha donanımlı cep telefonu sahibi olamamaktan dertli. Dertlenmelerimiz farklı farklı olsa da, derdimizin dermanı olacak birçok şeyin farkına varmadan bekliyoruz. Bilmiyoruz ki, çözümün kaynağı yine bizde. Nasıl mı? Hemen sıralayalım.

Esnafımız bugün aldığını yarın aynı fiyattan rafa koyamama kaygısıyla, üç kuruş yerine beş kuruş kazanmak istiyor. Bereketin sadece sattığı maldan elde edeceği maddi kazançta saklı olduğunu sanıyor. Hayır dostlar… Hakiki esnaf için bereket, sattığı mal kadar müşterisine gösterdiği güler yüz ve hatırın içinde saklıdır. Ama günümüz esnafının bir kısmı maalesef ne müşteri kıymeti biliyor ne de bereketin değerini… Varsa yoksa kısa zamanda ne kazanırım telaşında.

Sanayicimizin derdi de girdi maliyetlerinin günden güne artması. Gerçi geçmiş yıllara göre yerli üretime öncelik verilse de dövize endeksli maliyet, bu kesimin belini büküyor. Yüzbinlere iş ve aş temin eden sanayicimizin dertlenmemesi için devreye alınan onlarca desteği de unutmamak gerek.

Bir başka dertli kesim ise müteahhitlerimiz. Özellikle de arsa geliştirerek büyüyen müteahhitler, ellerindeki stok tükendiği halde yeni projeler için adım atmaya korkuyor. Onların derdi de sanayicilerde olduğu gibi artan girdi maliyetleri. 200’den fazla alt sektörle içli dışlı olan bu kesimin ne iş bırakma lüksü var, ne de yan gelip yatma. Sürekli yükselen inşaat maliyetleri onlar kadar ev sahibi olamayan vatandaşı da kara kara düşündürüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Haziran 2021 inşaat maliyet endeksi sonuçları da son durumu adeta resmediyor. Açıklamaya göre inşaat maliyet endeksi aylık bazda yüzde 2.89, yıllık yüzde 42.48 yükselmiş. Yani, bir yıllık maliyet artışı neredeyse yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşmiş durumda. Bu gidişattan herkes dertli. Buna rağmen konut yapımcıları, belli bir süre maliyet artışının büyük kısmını absorbe ederek enflasyonun daha fazla körüklememesini ve konut fiyatlarının erişilebilir kalmasını sağladı. Hatta devam eden projelerde bu gayretin olumlu sonuçları alındı.  Onlara göre maliyetlerden kaynaklanan fiyat artışının yarısı tüketiciye yansıdı. Ama tüketici buna rağmen yükselen konut fiyatlarından dolayı mağdur olma noktasında. Fiyatların yükselişinde sadece maliyeti öne çıkarmak ise yanlış olur. Bu gidişatta inşaatçısından arsa sahibine, mal sahibinden emlakçısına herkesin rolü var diyebilirim.

Yüklenici firmaların temsilcilerine kulak kabarttığımızda, onlara göre başta demir ve çimento olmak üzere inşaatın temel hammaddelerinde gerçekleşen artışların tamamı konut fiyatlarına yansıyacak. Bu noktada, ‘Maliyet artışlarını dizginlemeye çalışmak kimin görevi olmalı?’ sorusu akla geliyor.

Ne yapıp edip faiz yükünden kurtulmak zorundayız. Dahası uygun arsa temininin sağlanması yönünde kamu desteğini bekleyen müteahhitlerin gerçekçi vaatleri ve icraatları hem onların hem de vatandaşın hayrına olacaktır.

Öte yandan çarkların sağlıklı bir şekilde dönmesini sağlamak için kamu denetim mekanizmasına işlerlik kazandırmak artık olmazsa olmaz bir hal almıştır.

Mesela çimento üzerinden yapılan tartışmalar bile konut fiyatlarının daha da yükseleceği yönündeki psikolojik baskıya hizmet ediyor. Zira çimento sektörünün çatı kuruluşları TÜRKÇİMENTO ile Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), çimento fiyatlarıyla ilgili medyadaki tartışmalar ve çimento endüstrisinde meydana gelen maliyet yükselişleri üzerine kamuoyunu bilgilendirmek için ortak bir açıklama yapmak zorunda kaldı.

Açıklamada, “Çimentonun birinci sınıf bir yapının tüm maliyeti içindeki payının yaklaşık yüzde 3 düzeyinde olduğu gerçeğinden hareketle “inşaat sektöründeki fiyat artışlarının çimento sektörüyle ilişkilendirilmesi gerçeği yansıtmamaktadır” ifadeleri öne çıktı. Bu da gösteriyor ki, inşaat sektöründe işin kaymağını yiyenler kadar gidişattan hoşnut olmayıp dertlenenler de var. Benzer sıkıntılar geçmişte de yaşandı. Ancak hiç birinde piyasadaki fiyat şişkinliğine hizmet edecek bir yaklaşım sergilenmedi. Diyeceğim o ki; doğrudan cebimizi, üretim sürecini, dahası enflasyonu ve halkın alım gücünü etkileyecek her bir adımın maliyetinin iyi hesaplanmasının zamanı gelmiştir. Orta halli geçinen ve birikimi olan bir ailenin artık bir konut (hatta bir araba) sahibi olması gittikçe zor bir hal almışken, kimse kalkıp da ‘kazanamıyoruz’ dertlenmesiyle kendini avutmamalıdır. Artık birilerinin ayağa kalkıp, bu pişkinlik  ve şişkinliklere ‘dur’ demesi gerekmiyor mu?

Yine vurguluyorum. Artık GAYRİMENKUL piyasasında denge kurulmalıdır. Alım gücüyle satanın gücü arasındaki uçurum büyüdükçe, milletin derdine dert eklenmiş olacak. Ne kiracı ev sahibinden, ne ev sahibi kiracıdan, ne de müteahhit yaptığı ticaretten memnun kalmadan dertli dertli göçüp gidecek. Bu memlekette dertlendiği konuları malzeme yapıp ceplerini doldurmakla meşgul olan insafsızlar var oldukça dert bitmez. Bu nedenle biz, hiç olmazsa şimdilik, gerçek dertlilerin dermanı olmak için ne yapacağımızı düşünelim.

En son İçerik

Yoksulluk sınırı 1837 TL arttı

Açıklanan Kamu-Ar verilerine göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı eylülde 39 lira artarak 3…

Merkez Bankası faiz indirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 18 seviyesine çekti.…

Bill Gates temiz enerji için 1 milyar dolar topladı

Bill Gates tarafından 2016’da kurulan Breakthrough Enerji, Microsoft, BlackRock, Bank of America ve ArcelorMittal’ın da…

ISK-Sodex 2021’de tasarruf, çevre duyarlılığı ve enerji verimliliği öne çıkacak

İklimlendirme sektörünün yenilikçi ve öncü markası Erensan bu yıl 11’incisi düzenlenecek olan sektörün en büyük…

Airbus, uçan taksi CityAirbusı tanıttı

Dünyanın en büyük havacılık şirketlerinden biri olan Airbus, Kentsel Hava Taşımacılığı (Urban Air Mobility-UAM) pazarına…

Frida Kahlo’nun otoportresinin satışında beklenti 30 milyon doların üzerinde

Frida Kahlo'nun otoportresinin, bu yıl New York'ta müzayedeye çıktığında rekor kırması bekleniyor. İngiltere merkezli Sotheby's…