Makaleler

Bu ne yaman çelişki yahu

Dünyada genç nüfus potansiyeliyle övünen nadir ülkelerden birinde yaşamak bazen bana moral verirken, bazen de kaygı sokaklarında gezinmeme neden oluyor.

Genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmayı kim istemez ki… Gel görelim bizim memleketteki gençlerin çeşmeden boşa akan su gibi doğru dürüst değerlendirilemediğini gözlemlemek beni hüzünlendiriyor. Hele hele bir de bunun üzerine üniversite kapılarına dayanan ve ne yapacağını bilemeyen milyonları ekleyince işin içinden hangi babayiğidin nasıl çıkacağını kestiremiyorum.

Düşünün ki, bir ülkenin genç nüfusunun yüzde 25’inden fazlası işsiz olsun. Yine düşünün ki, aynı ülkede her yıl ortalama iki milyon 500 bin genç üniversiteli olmak için büyük sınavı iple çeksin. Bir tarafta okuyarak meslek sahibi olmak isteyenler, diğer tarafta kolunda altın bilezik olarak gördüğü mesleğini icra edememenin üzüntüsünü yaşayanlar… Bu yaman çelişkinin yaşandığı bir ülkedeyiz.

Suçlu şudur ya da budur demiyorum ama rakamların diliyle baktığımızda tablonun iştah açıcı olmadığını net bir şekilde görebiliyorum. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2020’ye dair verilerine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı  4 milyon 61 bin kişiydi. İstihdam edilenlerin sayısı ise bir önceki yıla (2019) göre 1 milyon 268 bin kişi azalarak 26 milyon 812 bin kişi, istihdam oranı ise 2,9 puanlık azalış ile yüzde 42,8 olmuştu. 10 Ağustos 2021 tarihinde açıklanan verilerde genç işsizlerin sayısı dikkatimi çekti.  İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 250 bin kişi artarak 3 milyon 942 bin kişi olarak gerçekleşmiş. 15-24 yaş grubundaki işsizlik oranı ise yüzde 24 seviyesinde. 30’lu yaşlar sınırını da hesaba katarsak bu oran yüzde 30’a yaklaşıyor. 84 milyonluk ülkede hemen hemen 32 milyon kişi iş gücüne katkı sağlıyor.

Bu rakamların devletin önemli bir kurumu tarafından açıkladığı bugünlerde iki milyon 500 binden fazla üniversite öğrencisinin katıldığı 2021 Yükseköğretim Kurumları (YKS) sınav sonuçlarına göre üniversite tercih listeleri hazırlanıyor. Yüzbinlerce adayın aklındaki en büyük soru ise ‘’Mezun olduktan sonra iş bulabilir miyim?’’ olmakta. Ancak genç işsizlerin kol gezdiği ülkemizde ‘iş garantili’ bölümleri tercih etmek isteyenler bu soruya net cevap bulmamakta.

Devlet ve vakıf üniversiteleri, geleceğin mesleklerine odaklanan yeni bölümler açmış olsa da gençlerin yüzlerindeki kaygıyı görmek, bir eğitimci olarak bende her yıl aynı filmi izlemek gibi bir his uyandırıyor. Teknoloji odaklı fakülteler kurulmasına rağmen üniversite-sanayi işbirliğinde hedeflenen noktalara gelinmemesi haklı olarak gençleri her şeyi sorgulamaya itiyor. Bu satırları karalarken aklıma, sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2019 yılında genç işsizliğe çözüm olarak gündeme getirdiği her iş yerine bir genç istihdamı kampanyası geldi. Bugün iş dünyasının en büyük sivil yapılarından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) üye olan 1,5 milyon iş adamının iş yerlerine birer genci alma başarısı net sonuç vermiş olsaydı acaba her dört gençten birisi işsiz kalır mıydı?

İş dünyasında ağırlığı olan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Şubat 2019’da yaptığı açıklamada, “2019 İstihdam Seferberliğini başlatıyoruz. Cumhurbaşkanımızın istihdam seferberliği çağrısına yönelik ilk adımı atıyor, kampanyayı başlatıyoruz. Sloganımız ‘Burası Türkiye Burada İş Var’. TOBB, sektör meclislerimiz ve odalar-borsalar olarak bu kampanyayı 81 ilde ve 160 ilçede en yaygın şekilde tanıtacak ve en geniş katılımın sağlanması için çalışacağız. Buradan tüm iş dünyamıza ve işverenlere de çağrıda bulunuyorum, Türkiye’nin gücüne ve geleceğine güvenin. İstihdam kampanyasına katılın, bu tarihi desteklerden faydalanın. En az bir işsiz vatandaşımızı işe alarak hem işinizi geliştirin hem ekonominin büyümesine katkınız olsun, hem de Türkiye geleceğine yatırım yaparak kazanan siz olun” demişti? Allah aşkına o günden bugüne ne değişti? Varsa fikri olan buyursun açıklasın.

Lütfen kendinizi şu anda bu gençlerin yerine koyun ve düşünün… Türkiye’de herhangi bir sınava girmek bile her öğrenci için farklı sonuçlar doğurabiliyor. Hele hele bu bir üniversite sınavı ise sonucu adeta hayat memat şeklinde algılanabiliyor. Halbuki bir üniversiteyi tercih etmek sadece ve sadece geleceğine yön veren, hayatını şekillendiren önemli bir karardan başka bir şey değildir. Her bir adayın seçtiği üniversite hangisi olursa olsun, hem mesleki anlamda, hem de psikolojik ve sosyal anlamda öğrencilerin gelişimini sürdüreceği bir ortam olarak düşünülebilir. Üniversite hayatı, kişinin ilgi ve becerilerini geliştirdiği, sosyal bağlarını kuvvetlendirdiği, karakter gelişimini sürdürdüğü önemli bir süreçtir. Bu nedenle, öğrencilerin gelişim basamaklarını belirleyecek olan üniversite ortamını seçerken doğru bir tercihte bulunmaları büyük önem taşıyor. Boşa yapılacak tercih kadar, boşta kalınmasına neden olacak bir mezuniyet arasında ne fark olabilir ki?

Üç yıl önce üniversite sınavına giren adaylara sürpriz yapan Altınbaş Üniversitesi, adaylar için doğru tercihin yol haritasını Steve Jobs örneğinden hareketle çıkarmıştı. Üniversite ve meslek seçimleriyle dünya çapında başarılı olmuş bir insan modelinden yola çıkarak adaylara ufuk açan öneri ve tavsiyeler, bu yılki adaylar için de rehber niteliği taşıyabilir. Bunları da sıralayarak yazımızı sonlandıralım.

1.Kural: Odaklan

Steve Jobs, Apple’dan kovulduktan sonra 1997 yılında şirkete geri döndüğünde ilk yaptığı iş 100’den fazla çeşide sahip ürün yelpazesini 4’e indirmesiydi. Amacı, değişimin önündeki karmaşıklığı ortadan kaldırarak sadeleşmek ve tam olarak odaklanmaktı.

2. Kural: Sorumluluk Al

Steve Jobs tüm işleri kendi kontrolü altında tutmaktan hoşlanırdı ve şirketi içerisinde iplerin gevşemesine asla izin vermezdi. Tüm Apple ürünlerinin birbirine son derece uyumlu olmasına çok önem verirdi.

3. Kural: Geride Kalırsan Yetişmeye Çalışma, İleri Sıçra

Apple her zaman sektördeki yenilikleri ilk gerçekleştiren firma olmadı. Steve Jobs, takıldığı ve başarısız olduğunu düşündüğü zamanlarda yeni ve farklı bir tasarım ve hikâyeyle zaman zaman gerisinde kaldığı rakiplerinin bir anda önlerine geçmesini bildi.

4. Kural: Kazançtan Önce Ürün Gelsin

Steve Jobs’un Apple’ı kurarken en büyük hayali, karlı bir şirketten önce, yenilikçi ürünler üreten bir şirket ortaya çıkarmaktı.

5. Kural: Anketlerin Kölesi Olma

Jobs pazar araştırmalarını fazla sevmezdi. ‘Müşteriler biz onlara göstermeden ne istediklerini bilmez’ derdi. 

6. Kural: Gerçeği Eğ ve Bük

Steve Jobs, insanları zorlamayı severdi. Jobs, aynı zamanda insanları sınırlarına kadar zorlamasıyla ünlüydü.

7. Kural: Biraraya Gel…

Elektronik sektöründe yer alsa da, Steve Jobs tüm çalışanların bir araya geldiği toplantılara güvenir, e-posta ile iletişime sıcak bakmazdı.

8. Kural: Hem Büyük Resmi Hem Detayları Gör

Bazı yöneticiler genellemeci iken bazıları ise detaylara çok takılıdırlar. Steve Jobs ise bunların her ikisini de uygulardı.

9. Kural: Sosyal Bilimleri Fen ile Harmanla

Steve Jobs kendisinden bahsederken “Kendimi hep sosyal bilimlere ait gördüm. Ama elektroniği de hep sevdim. İkisinin kesiştiği noktada durmaya karar verdim” diyor.

Jobs tercih döneminde bu kurala istinaden üniversitelerin uzmanlık alanlarını, tercih etmek istediği bölümlerdeki mesleki başarıları, fakülte ve bölümlerin birbirleriyle temaslarını, araştırma projelerini, ders dışı proje ve etkinlikleri dikkate alarak disiplinlerarası bir üniversite eğitimi arayışı içinde olurdu.

10. Kural: Aç ve Deli Ol…

Çünkü “dünyayı değiştirmeyi başaranlar, dünyayı değiştirebileceğini düşünecek kadar çılgın olanlardır.”

Jobs bu kurala dayanarak üniversite eğitimini “yaşam boyu öğrenme” sürecinin bir durağı olarak algılardı. Muhtemelen üniversite -meslek seçimi ve üniversite eğitimi onun için bir son değil, bir başlangıç olurdu. Aç olmayı her zaman peşinden koşulacak hedeflerin olduğu, deli olmayı başarılı olmanın birden fazla yolu olduğu fikrine dayandırırdı.

En son İçerik

Asya borsaları yoğun veri akışı ile dalgalı seyretti

Asya Pasifik Bölgesi'nde hisse senetleri Perşembe günkü işlemlerde yön bulmakta zorlandı. Asya Pasifik Bölgesi'nde hisse…

Dünyada gıda fiyatları gündemden düşmüyor

Artan gıda fiyatları tüm dünyada hükümetlerin gündeminde ilk sıralara yükseliyor. Gıda maliyetlerinin hane halkı harcamalarında…

Petrol azalan stoklardan destek buldu

Petrol fiyatları, ABD özel sektör verisinin stoklarda azalamaya işaret etmesiyle yükseldi. Petrol fiyatları, ABD özel…

BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç artan süt ve peynir fiyatlarına yönelik açıklama yaptı

Gıda fiyatlarındaki fahiş fiyat artışlarını değerlendiren BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç, Ankara'daki yetkililerin "Ne…

Asya borsaları geriledi

Asya Pasifik hisse senetleri satış ağırlıklı bir seyir izliyor. Asya Pasifik Bölgesi'nde hisse senetleri Çarşamba…

Dünyanın en etkileyici 10 metro istasyonu

Metrolar günümüz kentlerinin en önemli ulaşım araçları. Yüz yılı aşkın bir süredir büyük kentlerde kullanılan…