Makaleler

Herkes kendi yalan dünyasının kahramanı

Bayramla tatilin iç içe olduğu günleri geride bırakıp bir kez daha hayatın meşakkatli döngüsünde nefeslenmeye başladık. Birçoğunuz bayram günlerinde farklı maceraları hayal etmiş olabilirsiniz, hatta hayal ettiğiniz maceraları yaşamış da olabilirsiniz. Ben de hayatın büyük bir bölümünün maceradan ibaret olduğunu düşünerek geçirdim günlerimi. Beni bu düşünceye sevk edense, uzun süredir mesafeli durduğum sosyal medya oldu. 

Özellikle de İnstagram denilen ve bana göre bir fantezi dünyasından ibaret olan bir kurgu içinde milyonlarca oyuncunun çoğu kez aynı rolle konumlandığını gözlemledim. Sakın bunları yazdığım için beni sosyal medya karşıtıymışım gibi algılamayın dostlar. Kim ne derse desin, o dünyadan yansıyan birçok şeyin gerçek olduğunu sanmayın. Fenomenleri bir tarafa bırakırsak, milyonlarca insan için fantezilerin yansıma durağı olarak gördüğüm İnstagram’da, kısa sürede onlarca kişiyi takip etme fırsatı buldum. Üstelik bunların büyük bir kısmı yurt dışı kaynaklı isimlerdi. Hayatımda ne duyduğum, ne gördüğüm ne de gitme niyetimin olduğu şehirlerde yaşayan bu insanların hemen hemen hepsinin tek derdi var… O da dikkat çekmek. Olmayanı olur gibi göstermek, olanı abartmak, yaşamadıkları hayatları yaşarmış gibi yansıtmak ve dahası kendilerini teşhir etmek… Ha Türk, ha Japon, ha Alman…Hepsi de şartlandırılmış bir patikada benzer şeyleri yapıyordu. Teşhir, teşhir yine teşhir…Ya kendisini ya da sahip olduğunu sandığı bir şeyleri… Tam da bu noktada aklıma, ‘İçi beni, dışı eli yakar’ atasözü geliverdi. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlatan bu sözler, günümüz gençliğini hatta orta kuşak neslini etkisi altına alan bir deli akımın tehlikeli bir oyun gibi karşımızda olduğunun mesajını veriyor bizlere. Anlık heves ve heyecanların fotoğraflandığı, kısa videolarla kalıcı hale getirilmek istendiği, ara sıra gerçeklerin çoğu zamansa hayallerin gerçekmiş gibi yansıtıldığı bir dünyadan söz ediyorum. 

Bizlere çalışmadan hayatın kazanılmayacağını öğreten büyüklerimiz, acaba bu tablo karşısında neler düşünüyor? Daha doğrusu instagram denilen mecrada herkesin olduğu yerden ziyade olmak istediği konumdan kendini lanse etmesine büyüklerimiz ne derdi acaba? Bakıyorsunuz, gencin birisi son model bir araçtan gülümsüyor. Bazısı geceliği binlerce lira olan bir otelin terasından selam veriyor. Kimisi bedenini teşhir ediyor, bazısı da yeteneklerini ortaya koymaya çalışıyor. Velhasıl hiç biri kalıcı bir mesaj vermekten yana değil. Anlık ve imrendirici videolarla, ‘bu dünyada ben de varım’ diyen diyene. Ben bu tabloya  ‘El atına binen tez iner’ atasözüyle karşılık vermek istiyorum. 

Bu arada bilgi, birikim ve tecrübelerini aynı mecrada paylaşanlara diyecek bir tek sözüm yok. Bilakis onlara teşekkür etmek isterim. Hayata değer katacak bir adım atan, mesaj veren ya da fotoğraf paylaşan her bir bireye ayrı ayrı teşekkür etmek gerekir. Teşekkür demişken, bizim kültürümüzde yeri ayrıdır teşekkürün. Günümüzün en büyük eksikliklerinden birisi olarak gördüğüm ‘teşekkür etme’ inceliğini maalesef herkes birbirinden bekler hale geldi.

Yazarın birisi, “İnsanların seks ve paradan daha fazla istediği tek şey takdir edilmektir. Herkesin boynuna asılı görünmez bir levha vardır, üzerinde de, ‘Bana kendimi değerli hissettir’ yazar” diyor. Belki de insanlar bu kültürden uzaklaştıkları için kendi kendilerini değerli hissettirecek yollar aramaya koyuldu ve sonuçta sosyal medya gibi büyük bir girdabın içine girdi. İnsanın kendisini değerli hissettirecek bir şeyleri mutlaka olmalı. Ama bunu sahip olduklarıyla ortaya koyarsa mutlu olabileceğini de bilmeli. Koca bir hayal balonuna benzettiğim instagramın hayatın gerçekleriyle yüzleşebilecek iradeye sahip insanlar tarafından kullanılması gerektiği kanaatindeyim. Yoksa orası da beyinleri renkli dünyaların boyalarıyla yıkayan ve insanları tek düze bencilliğe ulaştırma başarısını elde eden bir ekibinin şantiyesi gibi birilerine para kazandırır durur…

Herkes kendi yalan dünyasının kahramanı olmaya çalışırken, birilerinin hayatımıza topyekûn tahakküm ettiğini gördüğümüzde iş işten geçmiş olacaktır. Bu tuzaklara düşmemenin yolu ise ölçülü olmaktan geçiyor dostlar. Hayatınızın başrolünde her daim ölçünün olması dileği ile kalın sağlıcakla. 

En son İçerik

Dönmez: Yer altı doğal gaz depolarımızın 4’te 3’ünü doldurduk

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Yer altı doğal gaz depolarımızın 4'te 3'ünü doldurduk.…

Rusya’dan güçlü faiz artışı

Rusya Merkez Bankası politika faizinde beklentilerin üzerinde bir artışa imza attı. Banka politika faizini yüzde…

İnstagram’da en çok takipçiye sahip 10 Türk üniversitesi

Üniversitelerin sosyal medya hesapları mevcut öğrencileri ve aday öğrenciler tarafından yoğun bir şekilde takip edilmekte.…

AB uzun bir aradan sonra “ılımlı” Türkiye raporunu açıkladı

Türkiye’nin ekonomik krizden hızlı bir şekilde çıktığını belirten raporda ekonominin işleyişiyle ilgili ciddi endişelerin devam…

HSBC dolar tahminini yükseltti

HSBC yıl sonu dolar/TL tahminini 8,65'ten 9,80'e yükseltti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın beklentileri aşan faiz…

Biden 2022’yi işaret etti

Joe Biden, benzin fiyatlarının 2022 yılına girerken yüksek kalmaya devam edeceğini fakat 2022 yılında düşmeye…