Makaleler

Hayatın pusulası: İstikrar

Son yılların en sıcak günlerini yaşarken, memleket insanımız Corona virüse inat edercesine normal hayatla buluşmanın tadını çıkarıyor. Bu kadar sabırdan sonra hak ettiğini düşündüğü tatili bayramla birleştirenlerin bir çoğu ağustostan itibaren bin bir hayalleriyle yeni planların peşinde olacak. Bu gibi durumlara sadece Türkiye’de değil dünya genelinde rastlamak mümkün. Ancak dünyada olmayıp bizde olan gerçekleri de unutmamak gerek. Mesela istikrar meselesi oldukça önemli. Siyasetle ilgisi olsun olmasın herkesin arzu ettiği istikrarın planlarımız içindeki payı en iyi işverenler bilir. Onlar için istikrar para kadar değerlidir. Yeri geldiğinde paradan da önce gelir. İstikrarın olmadığı yerde ne huzur olur ne de bereket.

Bu zaman öyle bir zaman ki, istikrarı önemsemeyeler batmaya mahkum oluveriyor. Ülke olarak, ‘hele bir başlayalım, gerisi elbet gelir’ deme lüksümüzün olmadığı günlerde yaşıyoruz. Paramızın günden güne değer kaybettiği, güvenin bulunmaz nimet görüldüğü, iş kurmanın kolay ama yürütmenin zor olduğu bir dönemde, kim hangi adımı atacak olursa olsun, önce bin düşünüp bir karar vermek zorundadır.  

Hayatımızın arşivini karıştırdığımızda, karşımıza çıkan birçok şeye ‘vay be’ deyip geçiyoruz. ‘Nasıl olsa yaşanmıştır’ diyoruz. Zaman zaman da defalarca planlar yaptığımızı ama sıra icraata geldiğinde ya ihmallikten ya da imkansızlıklardan dolayı yol alamadığımızı görüyoruz. Bunun temelinde de istikrara olan yabancılığımız yatıyor. Hayat yolunda değil memleketi, kendimizi bile kurtarmaktan uzak fikirlerin içinde boğulup kaldığımız da olmuştur. Kazandığımız tecrübelerle gidişatımızın seyrini değiştirmemiz mümkün. Ancak fotoğrafın geneline baktığımızda herkesin aynada kendisinden ziyade başkalarını gördüğü bir memlekette yaşadığımızı gözlemliyorum. Maalesef son yıllarda akıllarda yer eden ve neredeyse hastalığa dönüşen bu sorunla karşı karşıyayız artık. ‘Ne yapsam yeridir kimse bana dokunamaz, dokunsa da cevabını alır’ şeklindeki bencilce fikirler virüs gibi yayılmış durumda. Birilerinin yaptığı yanlarına kâr kalırken, başka birilerinin hayallerinin peşine düşerek eskittiği yıllar, memleketin geleceğine yatırım yapmak isteyenlerin akıllarını kurcalıyor. 

Şimdiki nesil alabildiğine özgürlük peşinde ve hiçbir zorluğa katlanmadan yaşamak istiyor.  Ama hayatın ana kurallarından birisi de zoru görmeden kolaya erişilmeyeceğidir. Her şeyden önce kendisi için yaşamayı bir ayrıcalık gibi gören yeni neslin bayramın tadını bile almayı beceremediğini görmek de bana acı veriyor dostlar. Fikirlerdeki istikrarsızlığın zikirlere yansıdığı bugünler de inşallah gelir geçer. Bayramları bayram bilmek yetmiyor. Her yıl istikrarlı bir şekilde kapımızı çalan bayramlara hürmet göstermek bizlerin insani görevi olmalı. ‘Bu yıl da bayram böyle tatil havasında geçti’ demek yerine, bayramları bayram gibi yaşamak ve bayramların gerçek tadına varmak ümidiyle kalın sağlıcakla.

En son İçerik

Spacex ilk uzay seyahatini gerçekleştirdi

ABD'li uzay mekiği ve roket üreticisi SpaceX, ilk kez içinde astronot olmayan bir roketle dünya…

Asya borsaları yoğun veri akışı ile dalgalı seyretti

Asya Pasifik Bölgesi'nde hisse senetleri Perşembe günkü işlemlerde yön bulmakta zorlandı. Asya Pasifik Bölgesi'nde hisse…

Dünyada gıda fiyatları gündemden düşmüyor

Artan gıda fiyatları tüm dünyada hükümetlerin gündeminde ilk sıralara yükseliyor. Gıda maliyetlerinin hane halkı harcamalarında…

Petrol azalan stoklardan destek buldu

Petrol fiyatları, ABD özel sektör verisinin stoklarda azalamaya işaret etmesiyle yükseldi. Petrol fiyatları, ABD özel…

BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç artan süt ve peynir fiyatlarına yönelik açıklama yaptı

Gıda fiyatlarındaki fahiş fiyat artışlarını değerlendiren BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç, Ankara'daki yetkililerin "Ne…

Asya borsaları geriledi

Asya Pasifik hisse senetleri satış ağırlıklı bir seyir izliyor. Asya Pasifik Bölgesi'nde hisse senetleri Çarşamba…