Mehmet Canıtatlı

TÜRKİYE’Yİ UYANIK NESİLLER KURTARACAK

Hanımlar, beyler geleceğimiz için kimse boşuna telaşlanmasın, kimse kendi aklıyla fal kapatıp da açmasın… Bu ülke için her gün binlerce senaryo yazılıyor, taşeronlarla bin yıllık mazimizi bir gecede boğup atacaklarını zannedenler sürekli hüsrana uğruyor. Ama Türkiye bugüne kadar batmadı, bundan sonra da kolay kolay batmayacaktır. Bu böyle biline. 
 
Demokrasiyi, adaleti ve insan haklarını bahane ederek bizleri düşünce ve varlık kıtlığına sürüklemek isteyenlere rehberlik edenler de hüsranlardan paylarını alıyor. Hangi cepheden bakarsak bakalım, kullanılan taşeronlar farklı olsa da, bizlere yapılan saldırıların hedefi nettir. İster ekonomik, ister siyasi, isterse sosyal yönlü olsun her saldırının temelinde ortak düşmanlıklar ve menfaat buluşmalarının olduğunu görüyoruz. Bu alanlardan her hangi birinde dahi tökezlememizden keyif alacak olanların yanı başımızda bizlere sözde dostluk elini uzatan müttefiklerimiz olduğunu da artık bilelim. FETÖ’den PKK’sına tüm terör örgütleri, bu ülkenin hayrına olmayacak işlerin figüranlarıdır. 
 
 
İngiltere, Almanya, İtalya, Fransa gibi coğrafi kaynakları kıt olan ülkeler bugüne kadar ayakta durabilmişse, Türkiye de fazlasıyla ayakta durabilecek güçtedir. Darbe dahil hangi planlar yapılırsa yapılsın bu ülkeyi kimse yere yatıramaz. Bu kadar iddialı yazıyorum… Yeter ki, uyanık olalım. Tabi ki uyanık olmaktan kastım; işte, güçte ve sosyal hayatta birbirimizin hakkını ihlal etmek değil. Ne yapacağını bilen, iyi düşünen ve doğru karar veren, vicdan terazisini tatile çıkarmamış, meraklı ve iddialı bir vatandaş iseniz sıraladığım ülkelerin vatandaşlarından çok daha zenginsiniz demektir. İnsanımızda geleceğe dönük tutarlı hevesler tükenmediği sürece ezilmemiz mümkün değildir. 
 
Peki ne oluyor da sürekli bir huzursuzluk iklimi içerisindeyiz? Bizleri, çıkmaz sokaklarla dolu bu iklimde neden nefeslendiriyorlar? Teşhisi belli olan bir hastalığın çoğu kez tedavisi de kolay olurmuş. Tek eksiğimiz, oturaklı siyâsetin olmaması ve memleket sevdalılarının zaman zaman düştüğü hatalardan hızlı dönülmemesidir.
 
Bir zamanlar kendimize örnek aldığımız bir çok ülkenin pandemi döneminde hangi çaresizlikleri yaşadığını hep birlikte gördük. Ülkemizde herşeye rağmen kıtlık, yüksek oranlı ölümler, kilitlenen bir sağlık sistemi, tamamen durmuş bir ekonomi çarkı görülmeden 1.5 yılı geride bırakmayı başardık. Bu süre içerisinde daha fazla sabırlı olmayı öğrendik, devletin milleti için neler yapabildiğini gördük, siyasetin vaat ve tenkit kadar uygulama ile yapılması gerektiğini gözlemledik, dayanışma ruhunun her daim var olması gerekliliğini hissettik, hastalıklarla başa çıkmada tıbbın ne denli geliştiğini, teknolojinin dünyayı nasıl yönlendirebileceğini deneyimledik. Siyasi irade süreci dikkatlice yönetti. Ansızın kapımızı çalan ve tüm dünyayı tehdit eden bir mikroptan nasıl kurtulabileceğimizi artık bilmekteyiz. Yani milletçe hastalıklara, krizlere ve darbelere karşı uyanığız. Aynı şekilde 60’lı yıllardan bugüne, hedefi az çok aynı olan ve yapılış şekilleriyle ülkemizi geriletmeye hedefleyen darbelerden çıkmış bir ülkenin vatandaşı olarak vatana, bayrağa, demokrasiye ve geleceğimize nasıl sahip çıkabileceğimizi biliyoruz. 
 
Artık birileri istese de Türkiye’yi çökertemezler. Bir düşünürümüzün dediği gibi mümkün olsa, bu memleketi dört ucundan kaldırıp da Avrupa’nın üzerine atıversek, 12 devlet altında kalır. Bu devâsa coğrafya da büyük şanslarımız arasında. Ne var ki, önderlerimiz sayıca az. Bizi şevklendirecek, huzurlara taşıyacak, olgun ve geniş ufuklu öncülerimiz az. Bizlerin paradan çok uyanık nesillere ihtiyacı var.
 
Türkiye düşmanlarının seçime iki yıl kala mevcut duruma başkaldırı yaptırıp, bizleri köksüz, istikametsiz, tecrübesiz politikacılara muhtaç etmek istediklerini görüyorum. Bunu da muhalefet üzerinden deniyorlar. İktidar ise artık konuyu ciddi bir şekilde gündemine almış görünüyor. Yaşanılan acılar ve tökezlemelerden ders alınmış gibi… Hele şükür ki, yeni nesile kulak verilmeye başlandı. Bu nesle iyi sahiplenirlerse Türkiye; sıra sıra, ard arda Adnan Menderes, Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan gibi memleket sevdalısı liderlerine kavuşacaktır. Milenyum çağının çocukları, bir adım sonrasında ülkenin en büyük eksiği olarak gördüğüm lider siyasetçi gereksinimini karşılayacak zihniyettedir. Yeter ki, uyanık olsunlar. Bu vesileyle 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün eksiklerimizi görüp, yeni nesle güvenmemize vesile olmasını diliyorum.

En son İçerik

Ünlü fon yöneticisinden altın tahmini

Altında geçen yılki rekor yükselişi tahmin eden fon yöneticisi, değerli metalde yeni zirveler görülebileceğini söyledi.…

Orman yangınları Antalya’da tarımı vurdu

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya’da çıkan orman yangınlarında ilk tespitlere göre, yaklaşık 720…

Dolar/TL’de ‘risk iştahı’ etkisi sürüyor

Küresel piyasalarda artan risk iştahı ve gelişen ülke para birimlerine artan taleple beraber Türk lirası…

3. köprünün Çinlilere satış görüşmesi durdu

Bloomberg HT'nin haberine göre İstanbul Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 2027 yılına kadar işletme hakkını elinde…

ABD’de altyapı paketinde kritik viraj alındı

ABD'de 550 milyar dolarlık altyapı paketinde taslak metin tamamlandı. Böylelikle paketin yasalaşması için bir adım…

Aygaz, Aykargo’da halka arzı gündeme aldı

Aygaz, bağlı ortaklığı Aykargo'nun danışmanlık şirketi McKinsey ile başarı primine dayalı bir uzun vadeli danışmanlık…