Kültür

Türk ve Japon toplumlarında mekan benzeşimleri

Barış Manço’nun 1990’lı yıllarda başlamasına vesile olduğu Türk ve Japon halklarının samimiyeti, iki toplumun da birbirlerine yakın duygular beslemesinin kökenlerinin çok daha eskilere, hatta mimari örneklere bile yansıdığını biliyor muydunuz?

Bu konuda önemli bir bilimsel argüman olan “Geleneksel Türk – Japon Toplumda Kültür Mekan Benzeşimleri” kitabı, akademisyen Kevser İnci Ertürk tarafından kaleme alındı.

 “Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamaz” sözü ile Mevlana’ya atıf yaparak başlanan; Türk ve Japon kültürlerinin benzeşen yönleri ekseninde mekanların hangi yönleri ile birbirlerine benzedikleri konularınnın akademik bakış açısıyla paylaşıldığı kitapta İnci Ertürk kendi kitabını şöyle tanımlıyor:

Kitabın hedefi, iki toplumun geleneklerine, sosyal yaşamına ve aile yapılarına ayna tutup , köklerindeki benzerliğin geleneksel mekanlarını nasıl etkilediğinin saptanmasıdır.  Ancak; günümüzde iki toplumun dünya ölçeğinde inovasyon, teknoloji ve ekonomi alanındaki başarılarının farklı olduğu açıktır. Kitapta bu farkı yaratan nedenler de tartışılmaktadır.

Kitabın giriş bölümünde bazı örneklere de değinen Ertürk, okuyuculara şunları aktarıyor:

Köklerinde büyük benzeşim gösteren Türk ve Japon toplumunda, geleneklere bağlılık, hoşgörü, cengaverlik, misafirperverlik, feodalite, ataerkil aile yapısı, tutuculuk ve kahramanlık en belirgin özelliklerdir. Bu benzer özellikler her iki toplumda da sosyokültürel benzeşimleri oluşturup aile hayatında ve yaşam mekanı düzenlemelerinde etkili olmuştur. Örneğin her iki toplumda da hayat, ocak etrafında geçmekte olup göçebelikten gelen öğelerin hakimiyetiyle yaşama mekanları oluşturulmuştur.

Türk ve Japon toplumunda misafirperverlik ve hoşgörü çok önemlidir. Dolaplar, yatak ve örtüleri için yapılmıştır. Seramik biblolar, dantel, bez örtüler de  bu iki toplumun çok eski ve saygın töreleridir. Aile reisine verilen önem, kadının değeri, saygı ve sevgi, nezaket kuralları ön planda tutulmaktadır. Japonya’nın gizemli bir ülke olduğu kuşkusuzdur. Japonya, uzun yıllar yabancılar için kapalı bir ülkeydi. Bu çalışma, Türklerin ve Japonların zengin kültürel mirasını tanımaya olanak sağlamaktadır.

Konunun meraklılarına ve sektör temsilcilerine ulaşmasının geçmişten geleceğe ışık tutacağını düşünerek, örnek görseller ve detaylı bilgiler ile zenginleştirilen kitabın en yakın zamanda yeniden basılıp raflara eklenmesini bekliyoruz.

En son İçerik

Sabır ve sükunet

‘Sabır nedir? ‘diye sorarsanız ben ‘Güç’tür derim.. sabretmek güçlü bir karakter gerektirir. Özellikle de sükunetle…

AB, Kovid-19’a karşı aşılamada hedefine ulaştığını duyurdu

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Temmuz'da yetişkin nüfusun yüzde 70’inin en…

Petrol dünkü düşüş sonrası yükselişe geçti

Dün virüs endişeleriyle gerileyen petrol fiyatları bugün yükselişte. Covid-19 vakalarındaki artışa rağmen küresel petrol talebinin…

Dolar/TL sınırlı yükselişte

Dün günü 8,55’te tamamlayan dolar/TL bu sabah sınırlı yükselişte. Dün 8,5449 - 8,6275 arasında işlem…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Yeşil Mutabakat Eylem Planı” genelgesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan "Yeşil Mutabakat Eylem Planı"na ilişkin genelge yayımlayarak,…

Koronavirüs pandemisi ne zaman bitecek? İngiliz bilim insanı tarih verdi!

2020'nin sün günlerinde hayatımıza giren koronavirüs ile ilgili sevindiren haber İngiltere'den geldi. İngiltere'deki  tecrit politikasının…