Mehmet Canıtatlı

Lağım çukuruna düşenlerin vay haline

Ülkemizde ‘siyaset’ deyince akla ilk gelen şeylerden birisi de ‘temiz toplum, temiz siyasetçi ve temiz bürokrat’ oluyor. Her parti kendine has politikalarıyla, her siyasetçi de verdiği mesajlar ve yaptığı hizmetle hatırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde Meclis çatısı altında yaşanan bir eyleme şahit olduk. Meclis Başkanı’ndan söz isteyen Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, bir dakika boyunca, “Ülkemizde temiz siyasetçi, temiz gazeteci, temiz bürokrat istiyoruz” cümlesini tekrarladı. Bu konuda herkesin mutlaka söyleyeceği bir şeyler vardır. Eğer bugün bir siyasetçi Meclis’te bir dakika boyunca TEMİZ odaklı bir beklentisini dillendiriyorsa arızanın büyüğü ile karşı karşıyayız demektir. Bir de buna dördüncü kuvvet olarak bildiğimiz basınımızın güzide(!) simalarının bulaştığı çetrefilli ilişkileri eklersek, işini temiz görenlerin ne de az olduğu şüphesini taşıyanlara hak vermiş olmaz mıyız? Keşke öyle olmazsa ama gel görelim, her şey ekranlara yansıdığı gibi görünmüyor. 

Hangi mahalleden olursa olsun; özü, kimliği ve temsil ettiği görüşle millete mal olmuş bir gazetecinin mesleğini icra ederken, ‘Ben burada ne için varım ve temsil ettiğim görüşle neyi hedefliyorum? Sorusuna cevap vermesi gerekiyor. Son üç aydır medya kulislerinin ötesinde kamuoyunun diline düşen meslektaşlarımızdan bazılarının, ‘Ben neymişim be abi’ dercesine önce kendilerini Kaf Dağı’nın zirvesinde görmeleri ve sonrasında yanlış attıkları adımlar neticesinde bir lağım çukurunu boylamaları acaba daha açık şekilde neyle tarif edilebilir. ‘Dün neredeydim, bugün neredeyim, hamdolsun halime’ diyebilecek bir iradeden yoksun olan herkesin yanlış adım atması mümkündür. Pusulasını şaşırmışların adresi eninde sonunda, deyim yerindeyse, lağım çukuru olur.

Son günlerde şu soruyu sıkça sorup cevabını arıyorum: Memleketi mafyanın ipoteğinde sananlara kulak astık da ne oldu? Bir kere çoğu mafya lideri olmak üzere bu işlere bulaşanlar hapsi boyladı, buna rağmen mafyayla ilişkisi olduğu düşünülen siyasetçilere güvensizlik aldı yürüdü. Temiz siyaset yapanların ağzını bıçak açmadığı zamanları da gördük. O günlerde de güvensizlik had safhada idi. Mafya babalarından medet umanların akıbetini defalarca gözlemlesek de milletçe aynı filmi izlemekten kendimizi alamıyoruz. Demek ki, bir yerlerde bir eksiklik var. Tıbbi deyişle, “Aranan kan” eksik, ortada bir hastalık var, hastalar da iyileşemiyor. Çünkü bir güven eksikliği var. Ne ‘Ben, etliye de sütlüye de karışmam’ diyen siyasetçiye ne iş bilmez bürokrata ne de asıl işi habercilik olması gereken gazetecilere güven kalmış…

Memurumuzdan işçimize, çiftçimizden üreticimize, sanayicimizden tüccarına herkes ama herkes önce huzur istiyor ve güven arıyor. Mafyanın liderine ve onun ağına düşmüşlerin sözlerine kanmadan yoluna devam etmek istiyor.

Böyle bir tablo karşısında sağa sola bakmaya gerek kalmadan altın kural karşımızdadır. Allah korkusu olmadan bir işe el atmak hayırlı sonuç vermez. Hırsı uğruna nefeslenenlerin başkalarının nefeslenmesini çok gördüğü bu dünyada, hangi unvanı taşıyorsak taşıyalım, önce kendimize, ‘Nereden geldim, nereye gidiyorum?’ sorusunu sormamız gerekiyor. Önce Allah korkusu olacak. Bu korku, insana merhamet nimetiyle yansır.

Siyasetçi dediğin önce merhametli olmalıdır, sonra elbet siyasetçi olunur.

Gazeteci dediğin de önce merhametli olmalıdır, sonra gazeteci olunur…Merhamet eksikse ne huzur olur ne de güven oluşur.

Herkes, yaşadığı büyük krizin merhamet eksikliğinden kaynaklandığını ne zaman anlarsa, o andan itibaren bir şeylerin yoluna girmesinin kapısı aralanmış olacaktır. Yoksa ister siyasetçi olsun ister iş adamı ya da gazeteci merhamet yoksullarının lağım çukurunda boğulduklarına şahit olmaya devam eder, dururuz dostlarım. Her şeyden önce Allah korkusu ile nefeslenen kullarla karşılaşmanız dileği ile iyi haftalar. 

En son İçerik

Ünlü fon yöneticisinden altın tahmini

Altında geçen yılki rekor yükselişi tahmin eden fon yöneticisi, değerli metalde yeni zirveler görülebileceğini söyledi.…

Orman yangınları Antalya’da tarımı vurdu

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya’da çıkan orman yangınlarında ilk tespitlere göre, yaklaşık 720…

Dolar/TL’de ‘risk iştahı’ etkisi sürüyor

Küresel piyasalarda artan risk iştahı ve gelişen ülke para birimlerine artan taleple beraber Türk lirası…

3. köprünün Çinlilere satış görüşmesi durdu

Bloomberg HT'nin haberine göre İstanbul Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün 2027 yılına kadar işletme hakkını elinde…

ABD’de altyapı paketinde kritik viraj alındı

ABD'de 550 milyar dolarlık altyapı paketinde taslak metin tamamlandı. Böylelikle paketin yasalaşması için bir adım…

Aygaz, Aykargo’da halka arzı gündeme aldı

Aygaz, bağlı ortaklığı Aykargo'nun danışmanlık şirketi McKinsey ile başarı primine dayalı bir uzun vadeli danışmanlık…