Bürokratlar sus pus, siyasiler günah keçisi olursa

Öyle bir ülke düşünün ki, siyasileri sürekli dedikodunun merkezinde olurken bürokratları suya sabuna dokunmadan emekli olana kadar makamlarını korusun. Böyle tablo içerisinde vatandaşın derdiyle dertlenen, sorunların çözümü için planlamalar yapıp uygulanmasına ön ayak olan kaç babayiğit bulunabilir ki. Bu ülkede ne yaşanıyorsa siyasilerden biliniyor. Hiç kimse kalkıp da madalyonun arka yüzüne bakmayı akıl etmiyor. Bir kere işin kolayı bulunmuş olacak ki, dün yerlere göklere sığdırılamayan siyasiler bugün yerden yere vurulabiliyor. Hatta izlerini bile kaybettirecek seviyeye gelinebiliyor. Bunun karşılığında acaba kaç bürokratın keyfi kaçık durumda? Aklıma takılan diğer soruyu da sorayım… Size göre bir bürokrat ülkesi için ne yapmalı ki ona ‘vatansever’ diyebilelim?

Bürokratlar bizim gibi demokrasiyi benimsemiş ülkelerde hizmetin, icraatın ve bundan çıkacak sonuçların planını yapıp, tahminler yürüten, siyasetçiye yön veren kişiler olarak bilinir. 30 yıllık yayıncılık hayatımda özellikle Ankara’daki bürokratlarla ilgili edindiğim intiba, riskler kadar müspet gelişmelerde nasıl bir politika üretileceğini bilmek zorunda olan bu kesimin zemininin siyasilerden daha güçlü olduğu yönündedir. Paylaşacağım iki gelişme buna örnek olacaktır. Rahmetli Bülent Ecevit’in 1990’larda kurduğu azınlık hükümetinin icraatlarının tıkanmasında bürokratların büyük rolü olmuştu. Atmadıkları imzalarla yükümlülük altına girmeyen bu kesim, etliye de sütlüye de dokunmayarak kendilerini güvence altına almaya çalışmıştı. Duayen gazeteci Muharrem Sarıkaya, tam 20 yıl önce 11 Mayıs 2001’de Hürriyet gazetesinde yayınlanan köşesinde dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in ağzından şu sözleri aktarmıştı: 

“Bir yol kazasına uğramayacağımızı umarım… Evet bunu umuyorum. Çünkü çok ayak oyunları ile karşılaştık. O kadar çok ayak oyunu oluyor ki. Bir sözcük yüzünden borsa altüst oluyor. Bizden, hükümetten kaynaklanan nedenlerle olmuyor bunlar.’’

Ecevit, bürokrasinin imza atmaktan çekinir bir hale gelmesinin nedenini ise şöyle açıklamıştı: “Bundaki neden kurunun yanında yaşın da yanıyor olması. O nedenle imza atmak istemiyorlar.’ Artık her şey ortada. Devlet dairelerinden iş çıkarmak sorun haline geldi. Yolsuzlukla mücadele edilirken, suçsuz insanlara da zara vermemek gerekir. Bürokrasideki bu puslu havanın bir an önce dağılmasını dilerim. Aksi halde hem devlete hem de ekonomiye zarar verir bir hal alır.’’ Ecevit, iyi bir siyasetçi olmasına rağmen son döneminde bürokrasiye hâkim olamamaktan şikâyet ederken, acaba dönemin bürokratları aynı kaygıları taşıyor muydu dersiniz? Bana sorarsanız hayır.  Bürokratlarımızın büyük bir kısmının etli veya sütlüye dokunmadan hizmet yapma anlayışıyla bu ülkenin nereye gittiğini görmezlikten gelmesini şaşkınlıkla karşılıyorum.

Düşünün ki, bir ülkenin ekonomi yönetiminde etkinliği olan bir isim istifa etmiş, gitmiş ve bir daha hiç görünmemiş. Yıkım ekibini mutlu eden bu gelişmeye rağmen merak dolu sorular cevabını ararken, varsa hataların bir parçası olan bürokratlar, hiçbir şey yokmuş gibi ‘bana dokunmayan bin yıl yaşasın mantığı ile görevlerine devam ediyor. 

Merkez Bankası yönetiminde değişiklik yapılıyor ama başkanla aynı icraatlarda imzası olan yönetim kurulu üyelerinin büyük kısmına ve bunların akıl ustalarına dokunulmuyor. İçeride neler olup bittiğini tam anlamı ile bilemezsek de taşların yerinden oynadığı bir dönemden geçtiğimiz kesin. 

Faturanın siyasilere çıkarılma geleceğinin devam ettiği bu ülkede vitrin değişikliklerinin ötesine gidilmesi fikrinin de hayata geçirilmesi artık kaçınılmaz bir gereklilik gibi görünüyor. Siyasilerin bugün olup yarın olmadığı bir ülkede aynı icraatlarda payı olan bürokratların her daim var olması sizlere de şaşırtıcı gelmiyor mu? Sayın Cumhurbaşkanını fazlasıyla yoran böyle bir dönemde revizyonları baş değiştirmekten öte baştan aşağıya yapmanın bu ülkeye daha faydalı olacağı inancıyla mutlu ve başarılı bir hafta diliyorum. 

En son İçerik

Galatasaray’ın yeni başkanı Burak Elmas oldu

Geçtiğimiz günlerde projelerinden ilk kez Finans ve Ticaret'e bahseden Burak Elmas, Galatasaray'ın 38. başkanı oldu.…

“Türkiye, dünyada en çok mülteci barındıran ülke konumunda”

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonunca "20 Haziran Dünya Mülteci Günü" etkinliğinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı…

İbrahim Reisi İran’ın 8. Cumhurbaşkanı seçildi

İran'da 18 Haziran tarihinde yapılan 13. Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin ilk resmi sonuçlarına göre muhafazakar aday İbrahim…

TAV’dan Kuzey Makedonya’ya yatırım kararı

TAV, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamada Kuzey Makedonya’da 49,7 milyon euro yatırım yapılacağını açıkladı. TAV…

Kurulan şirket sayısı geriledi

Kurulan şirket sayısı, mayısta bir önceki aya göre yüzde 47,7 azalarak 4 bin 480, kapanan…

Günlük aşılama 1,5 milyonu aştı

Türkiye'de günlük aşılamada 17 Haziran itibariyle yeni rekor kaydedildi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın verdiği verilere…