Kategoriler: MakalelerRıdvan Tozlu

Bu işte bir terslik var

Geçtiğimiz günlerde kurum ve markaları derecelendiren iki araştırmayı inceledim. Biri bu markaların maddi varlıklarını derecelendiren uluslararası marka derecelendirme kuruluşu Brand Finance tarafından açıklanan “Türkiye’nin En Değerli 100 Markası 2020 Raporu. Diğeri ise Türkiye İtibar Akademisi tarafından kurum ve markaların algı ve itibarlarının derecelendirildiği Türkiye İtibar Endeksi 2020 Raporu.

İki araştırmanın da ilk 10’larına baktığımda çok önemli bir farklılık dikkatimi çekti. Kurumların maddi varlıklarına göre derecelendirildiği Brand Finance’ın raporunda ilk 10’da sırasıyla;

Türk Hava Yolları, Ziraat Bankası, Garanti BBVA, Turkcell, Arçelik, Türk Telekom, Akbank, İş Bankası, Yapı Kredi ve Ford Otosan bulunuyor. Listede tam beş banka yer alıyor. Yani (maddi olarak) en değerli markalarımız bankalarımız.

Kamuoyu nezdinde kurum ve markaların oluşturdukları algı ve itibarlarını derecelendiren Türkiye İtibar Endeksi 2020 raporunun ilk 10’unda ise sırasıyla;

Koç Holding, Arçelik, Sabancı, Vestel, Türk Hava Yolları, Aselsan, Torku, Beko, Turkcell ve Bosch yer alıyor. Listede yer alan markaların sektörlerine dikkat ettiniz mi? “Zenginlik” listemizin ilk 10’unda beş bankamız yer alırken, itibar ve algı listemizde bir banka bile yer almıyor.

Türkiye İtibar Endeksi araştırmasının Türkiye örneklemi kabul edilen 26 bölge, 72 ilde yaklaşık 10 bin kişiyle ve yönlendirmesiz açık uçlu sorularla gerçekleştirildiğini yani sonuçların halk tarafından belirlediği bilgisini de ayrıca vereyim.

Nereden bakarsak bakalım sıkıntı büyük

Bankalar tarafından bakıldığında maddi değer olarak zirvede yer almaları onlar adına başarı olarak görülse de, bunca reklama karşın itibar ve algı bakımından sınıfta kalmaları düşündürüyor.

Reklam verilebilecek her türlü yayın, TV – radyo – gazete – dergi, indoor – outdoor gibi alanlarda karşımıza sürekli banka reklamları çıkmıyor mu?

Bu reklamlarda “bizden biri” olgusu ile arka planda geleneklerimiz işlenirken özellikle de sıcaklık – samimiyet duygusu katmak için de “sepya” renk tonları kullanılıyor. Yani maddi olmayan değerlerde de bir kazanım sağlamak hedefleniyor.

Bankalar daha çok kazanabilmek için hazırladıkları ve kampanyalarını bir bir sıraladıkları reklamlarıyla zaten kazanacakları maddi değeri yine kazanıyorlar, burada sorun yok. Ancak maddi olmayan, kurumların algı ve itibarları üzerine yapılan araştırmalarda görülüyor ki bu “bizden biri” reklamları pek de işe yaramıyor.

Bizler bankalarla mecburen işimizi görmeye devam ederken, reklamları olsun ya da olmasın onlar “bizden biri” olmadan kazanmaya devam edecekler. Yani bankalar tarafından sürekli karşımıza çıkartılan “sıcak – samimi” temalı reklamlara gerek var mı, insan sormadan edemiyor.

Sonuçlardaki diğer bir sıkıntı ise ülkemiz adına daha büyük öneme sahip. Tek başına ayrı bir yazı konusu olacağından derinlemesine girmeyeceğim.

Maddi varlıklarına göre en değerli 10 markamızın 5’inin banka olması ve bir tane bile, teknoloji ya da bilişim markamızın olmaması acı bir durum. Ufak bir araştırmayla gelişmiş hiçbir ülkede “en değerli” markaların içinde bizimkisi kadar banka olmadığı görülüyor.

Üreten, teknoloji ve yazılım ihraç eden bir Türkiye umuduyla…

En son İçerik

Galatasaray’ın yeni başkanı Burak Elmas oldu

Geçtiğimiz günlerde projelerinden ilk kez Finans ve Ticaret'e bahseden Burak Elmas, Galatasaray'ın 38. başkanı oldu.…

“Türkiye, dünyada en çok mülteci barındıran ülke konumunda”

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonunca "20 Haziran Dünya Mülteci Günü" etkinliğinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı…

İbrahim Reisi İran’ın 8. Cumhurbaşkanı seçildi

İran'da 18 Haziran tarihinde yapılan 13. Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin ilk resmi sonuçlarına göre muhafazakar aday İbrahim…

TAV’dan Kuzey Makedonya’ya yatırım kararı

TAV, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamada Kuzey Makedonya’da 49,7 milyon euro yatırım yapılacağını açıkladı. TAV…

Kurulan şirket sayısı geriledi

Kurulan şirket sayısı, mayısta bir önceki aya göre yüzde 47,7 azalarak 4 bin 480, kapanan…

Günlük aşılama 1,5 milyonu aştı

Türkiye'de günlük aşılamada 17 Haziran itibariyle yeni rekor kaydedildi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın verdiği verilere…