Taksim’in eksiğine ‘elmas’ dokunuşu

1989’da girdiğim üniversite sınavının ardından geldiğim İstanbul’da, birçok ilke şahit olmanın bahtiyarlığı ile geçirdiğim 32 yılı geride bıraktım. Tam anlamı ile İstanbullu olmasam da şunu açıkça söyleyebilirim: İstanbul’da yaşayıp da İstanbul’un derdiyle dertlenmeyene ‘İstanbullu’ demek yalandan öte bir şey olamaz. Bugüne kadar İstanbul’a gelip de İstanbul’a değer katanlar kadar İstanbul’dan çalıp götürdükleriyle şehri yaşanmaz kılma noktasına getirenler de oldu. Onlarla hesaplaşmayı şimdilik bir tarafa bırakalım ve İstanbul’a değer katan eserlerden en sonuncusu olan Taksim Camiinden söz edelim. 

Bana ya da sizlere, ‘İstanbul’un merkezi neresi?’ diye sorsalar, hemen hemen hepimizin cevabı ‘Taksim’ olacaktır. Bugün, bir turiste bile aynı soruyu sorsak, onun da cevabı ‘Taksim’ olacaktır. Her birimiz Taksim’i Taksim yapan birçok özelliği sıralayabiliriz. Ancak Taksim’de eksikliği hissedilen bir caminin o kadar da kolay inşa edilmediğini söylersek de yanlış yapmış olmayız.

Taksim’i merkezi nokta kabul ederek İstanbul’un keşfetmek insana birçok şey kazandırır. Taksim’i Taksim yapan da bu olsa gerek. Şehrin ELMAS kadar değerli olan bu bölgesinde bugüne kadar inşa edilen yapıların en muhteşem olanı için (Taksim Camii) akıtılan teri, verilen mücadeleyi gören ve hissedenler hamdolsun neticeyi de gördü. Mesleğim gereği araştırdığım konular arasında yer alan Taksim Camii’nin inşa edilme hikayesinin hayırlı finaline şahit olmayı Yaradan 28 Mayıs 2021 Cuma günü bizlere de nasip etti. Kim ne derse desin; farklı inançların, dillerin, adalet temelinde kardeşçe yaşadığı bu şehirde, medeniyetimize kazandırılan Taksim Camii gibi değerli eser ile hepimizin gurur duyması gerekiyor.

50 yıllık bir hasretin 2017 yılında atılan temelin ardından 2021’deki Fetih yıldönümü haftasında sona ermesi, sıradan bir hadise olarak kayıtlara geçemeyecek kadar önemlidir. Bu ulu mabedin inşaatını üstlenen Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Altan Elmas ve ailesinin mütevazi yaklaşımını en yakından takip eden gazetecilerden birisi oldum. Aslında Elmas ailesi caminin yapımı için ilk girişimlerini rahmetli Turgut Özal’ın iktidarı zamanında yapmış. Dönemin İstanbul milletvekilleri, ANAP’ın kurucularından, rahmetli Alaattin Elmas (Altan Beyin babası) ve amcası Hayrettin Elmas, Özal’a müracaat edip, burayı cami yapmak için faaliyete geçmeyi teklif etmişler. Özal da “Şu anda bu bizim gücümüzü aşar, Hayrettin Bey sen bu fikri buradan al, şuraya koy” demiş. “Zamanı geldiğinde buradan alır, buraya koyarsın, yaparız İnşallah” demiş. Aradan yıllar geçmiş ve 1991’de çok daha geniş bir katılımla bir vakıf kurulmuş. Vakfın kurucuları arasında da üst düzey iş adamları, bürokratlar ve siyasiler yer almış. 1994’te dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerini göstererek gündeme getirdiği caminin yapımı yine Elmas Ailesine nasip oldu.

15 Temmuz 2016’daki hain darbe kalkışmasının ertesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Taksim’e de bir müjdemiz var. Taksim’e de bir cami yapmanın zamanı geldi’ mesajını bir görev olarak adleden Altan Elmas Bey, dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak’a, ‘Sayın Cumhurbaşkanımıza iletilmek üzere’ diyerek mesaj atıyor. Elmas, mesajında, “Taksim Camiini kendi imkânlarımla, Sur Yapı olarak yapmaya talibiz, Cumhurbaşkanımız bu şerefli görevi bize uygun görürse çok seviniriz” diyor ve bu mesaj karşılığını olumlu bir şekilde buluyor.

2017’de başlayan hummalı çalışma dört yılın sonunda minarelerinden yükselen Cuma selası ile en mutlu finalini yaptı. Altan Beyin de mimarlığını ortaya koyduğu dev eserde birçok ilki gözlemlemek mümkün ama o muhteşem kubbeden sonra benim en çok dikkatimi çeken mihrap, minber ve kürsü oldu. Öte yandan mihrabın alnına Esma-ül Hüsna’nın yazılmış olması caminin ihtişamını kat be kat arttırmış. Ayrıca bu yüce mabedi sadece bir cami olarak görmemek gerek. Bir külliye ruhunun yaşatılacağı bir adres olarak da tanımlamamız gerekir.  Altan Bey, bu detayı şu sözlerle dile getiriyor: “Toplam 3 bin kişi kapalı, bin kişi de açık alanında namaz kılabilir. Tüm mekânlarla beraber 6 bine yakın kapasitesi var. Eksi bir katı, konsolosluk tarafından açığa çıkan bir kat, bir miktar da Tarlabaşı tarafından açığa çıkıyor. O bölümü komple kültür alanı yaptık. Orada caminin ana mahfil katının altını komple kolonsuz olarak aynı şekilde geçtik. Bunların dışında bir tane büyük çok amaçlı salonumuz var. Dijital kütüphane gibi kullanılacak bir mekânımız var. Kültür sanat faaliyetleri için 6 tane atölyemiz var, hat, tezhip, ebru gibi sanatlarımız için kullanılabilir, bunlara tahsis edilebilir. Vakıf olarak da bu faaliyetlere ve sanatçılarımıza destek vermek istiyoruz. Kütüphane-kitabevi gibi bir düzenimiz var.”

Bir tarihçinin gözü ile bakarsak; Taksim Camii, sadece İstanbul’un dinî mimarisinin bir iftiharı olmayacaktır. Bu eser aynı zamanda Tanzimat’tan beri süre gelen Türk modernleşme tarihinin yanlış algılanmasını ve marjinalitesini de makulleştirecek, gelenek ve modernite arasındaki çekişmeyi kaynaşmaya çevirerek yakın tarihimizin en önemli kilometre taşlarından birisini oluşturacaktır.

Ez cümle; Manevi iklimi ilk Cuma selasının verildiği anlarda o kubbenin altında soluklanırken, ardı ardına okunan Allah kelamıyla ürperdiğim saniyelerde Beytullah’ın avlusundaymışım gibi hissettim. Diyanet İşleri Başkanımız Ali Erbaş Cuma hutbesini okurken, Elmas ailesinin ne de büyük bir hayra hizmet ettiğini zihnimin kenarına nakşettim. Devlet büyüklerinin gözünden okunan sevinci paylaşınca, azim ve kararlılıkla elde edilen zaferi gözlemledim. Caminin avlusundan Taksim meydanına taşan coşkuyu görünce de, milletimin iman aşkıyla koşarak geldiği yüce mabedin kıyamete kadar orada ayakta duracağına kanaat getirdim. Ne mutlu bizleri bu manevi iklimde buluşturanlara ve ne mutlu başımızı her daim dik eyleyenlere…

En son İçerik

Müsilaj

Marmara’daki kirliliği görünce yıllar öncesine gittim. Çocukluğum anneme, babama denize gitmek için yalvarmakla geçerdi. Ya…

Müsilajın Marmara Denizi’nde balıkçılığa etkisi

Uzmanlara göre geçtiğimiz günlerde Marmara Denizi'nde ortaya çıkan müsilaj (deniz salyası) Marmara Denizi'ndeki balıkçılığı hem…

Microsoft, Windows 10’a desteği sonlandıracağı tarihi açıkladı

Microsoft’un 6 yıl önce kullanıma sunduğu Windows 10 işletim sistemine sunduğu yazılım ve güvenlik güncellemesi…

Dünya’da çevreyi en çok kirleten 10 şirket

Karbondioksit yaratma yüzdelerine göre çevreyi en çok kirleten 10 şirket belli oldu. The Carbon Majors…

Gübre fiyatlarındaki artış son 1 yılda yüzde 100’ü aştı

Bloomberg HT'den İrfan Donat'ın aktardığı habere göre son 1 yılda çiftçinin en çok kullandığı kimyasal…

Rusya Merkez Bankası faiz artırdı

Bloomberg HT'nin aktardığı habere göre Rusya Merkez Bankası piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini yüzde 5,50…