İçimizdeki geveze

Hiç susmadan konuşur…o konuşur ben dinlerim, kimse duymuyor onu benden başka; Kimisi düşünmek olarak adlandırıyor…o konuşan da sensin diyor… “peki konuşan bensem, dinleyen kim?” Geveze kelimesi çok mu sert oldu bilemiyorum fakat öyle ifade etmek istedim nedense, belki de kızgınım ona, ondandır “geveze” diyesim geldi bu yüzden! boş konuşuyor çoğu zaman!

Toltekler bilginin sesini kafanızda yaşayan yalancı olarak adlandırırmış. Bir de ruhun sesi var o da kendini duyurmaya uğraşır ama yalancının sesi hep daha güçlü ve yüksektir. Olumsuzlukları dile getirmeye bayılır; Asla başaramayacaksın der, kimse seni sevmeyecek, yetersizsin, mutlu olamazsın!  Bilginin sesi öğrendiklerinizin sesidir. O ses yalancıdır, öğrenilmiş olanlardan çıkarım yaparak tereciye tere satar ve siz özellikle kendi hakkınızda çok fazla yalan öğrenmişsinizdir. ‘Ben böyleyim’ diyen ses bilginin sesidir. Kıskandığımızda ben böyleyim deriz…böyle misin gerçekten? Bence değilsin…öğrendiğin şeylerle özünün gerçeğini karıştırmamak lazım. Ailemizle, sevgilimizle, arkadaşımızla çatıştığımız her defasında bunun nedeni kafamızdaki sesin bize sürekli yalanları gerçekmiş gibi söylemesidir. Senaryolar yazar o, başrolleri seçer, akıl yürütür…sana öyle dedi çünkü…diye başlayan tehlikeli cümleler kurar önce kulak asmazsın, bir, iki, üç sonunda kendinin bile şaşırdığı bir tepki verirsin…yakmışsındır gemileri…bir yalancı yüzünden…onun senaryoları veya olasılık hesaplarına inanarak, kendinin de geminin içinde olduğunu bile bile, en çok da kendinin yanacağını bile bile çakarsın kibriti verirsin ateşe gemileri…bir kibritle yanar mı? Der içindeki ses…yanar elbette hem de nasıl yanar!

Kaç kere siz aslında evet demek istediğiniz halde o size hayır dedirtti?  Kaç kere, hayatınızda yapmak istediğiniz şeyi yapma fırsatını korkularınız yüzünden kaçırdınız? Kaç kez o sese inandığınız için öfkelenip insanları incittiniz…bir düşünün.

Yaptığımız meditasyonların amacı o sesi susturabilmektir. Her an yapamayacağımıza göre çözüm nedir derseniz; kendinize inanmayın derim, kendinizi dinlemeyi öğrenin, eğer söylenenlerden hoşlanmazsanız onun dediğini yapmak zorunda değilsiniz, kalbimizi açın, ruh yalan söylemez, bazen mantığınızdan çok kalbinizi dinleyin. Düşünün eğer siz bile kendinize yalan söylüyorsanız, başka insanlar da size doğru sandıkları yalanı söylüyor olabilirler, o zaman başkasının da her dediğine inanmayın! Zira Kalpten mi söylüyor bilemezsiniz. İnanmayın ama dinleyin, bazen dinlerken bir şeyleri görür veya fark edersiniz.

Bilginin sesi gerçek değildir, o doğru ya da yanlış öğrenilmişliklerin sonucudur. Tek gerçek duygulardır.

En son İçerik

Dolar/TL faiz kararı sonrası yatay

Dolar/TL, Fed'in değişen tahminleriyle ciddi bir yükseliş kaydederken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın perşembe günkü faiz…

İstanbul’un en değerli 10 mahallesi

İstanbul'un ortalama konut metrekare satış fiyatlarının en yüksek olduğu mahalleler sıralandı. İstanbul'un en değerli mahalleleri…

Euro Bölgesi’nde TÜFE Mayıs’ta yüzde 2 arttı

Euro Bölgesi’nde TÜFE Mayıs’ta tahminlere paralel olarak yüzde 2’ye yükseldi. Enerji fiyatlarındaki sert yükseliş ve…

Erdoğan: Biden’a F-35 ve S-400’de farklı bir adım beklemeyin dedim

Biden ile görüşmesine değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak gerek F-35 gerekse S-400 konusunda…

Küresel piyasalarda Fed’in şahin tahminleri satış getirdi

Küresel piyasalarda Fed'in şahin öngörüleri riskli varlıklarda satış baskısı yarattı. Fed’in tahminleri aracılığıyla daha şahin…

Özel sektörün yurtdışı borcu Nisan’da geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre Nisan sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam…