Yaşam sonsuz bir şimdidir

Senin hikayeni kim yazdı?

Hikayen ile mutlu musun?

Bizler birer sanatçıyız ve yaşadığımız hayat kendi eserimiz. O bizim hikayemizdir. Bizim komedimiz ya da bizim dramımız.

Peki bunun farkındaysan ve hikâyenin akışından memnun değilsen değiştiremez misin? Düşün bakalım, bu hikâyenin senin istediğin gibi akması için neler yapmak lazım?

Carl Jung, kitaplarından birinde bir Kızılderili şefle yaptığı konuşmayı anlatır. Bu konuşma sırasında, Kızılderili şef onun algısına göre çoğu beyaz insanın gergin bir yüze, sabit bakışlara ve kaba bir davranış tarzına sahip olduğunu belirtir ve şöyle ekler: “onlar daima bir şey arıyorlar. Ne arıyorlar? Onlar daima huzursuz ve rahatsızlar. Biz onların ne istediklerini bilmiyoruz. Onların deli olduğunu düşünüyoruz.”

Endişeli misin? Sık sık, “eğer…olursa, ne olur?” Diye düşünüyor musun? Eğer öyleyse bu durumla başa çıkma şansın çok zayıftır. Kendi cehenneminin odunlarını kendin taşıyorsundur. Sadece şimdiki an’ ı kabul ve tasdik ederek bu yaşamınızı kemiren zihinsel deliliği durdurabilirsiniz.

Kendinize gelecek yıl, yarın ya da beş dakika sonra değil tam şu anda hangi soruna sahip olduğunuzu sorun. Bu anda yolunda olmayan ne var? Şimdi ile daima başa çıkabilirsiniz ama olmamış ve gelmemiş bir gelecek ile yani varsayım ve hayalleriniz veya kabuslarınız ile başa çıkamazsınız.

Gelecek odaklı yaşarsak hep bir beklenti içinde oluruz ve şu an ne yaparsak yapalım yeterince iyi olamayacaktır, gelecek daima daha iyi görünecektir. Bu kalıcı bir doyumsuzluk yaratır bizde. Peki hiç düşündünüz mü, her zaman gelecek bu kadar güzelmiş gibi gözüküyorsa, neden hep geçmişi özleriz?

Bu işte bir yanlışlık yok mu?

Eski bayramlar deriz, eski günler deriz, eski dostlar deriz, halbuki o yad ettiğimiz günleri yaşarken de kıymetini bilmiyorduk ve gözümüz gelecekteydi ancak geçip gittikten sonra fark edebilmek çok yazık değil mi? Bir yanımız eskiyi özlerken bir yanımız gelecekten umutlu güzel günlerin gelmesini bekler. Olan bizim ‘şimdi’ mize olur.

 Şu anın ne kadar güzel olduğunu bugün geride kalınca fark etmek “şimdiki aklım olsaydı” diye başlayan cümleler kurdurur bize, halbuki o akıl hep bizimle ve bizimleydi.

Elbette ki siz bir yolculuğa çıktığınızda, nereye gittiğinizi ya da en azından gittiğiniz yönü bilmeniz kesinlikle yararlıdır. Amaçsız olmaktan bahsetmiyorum tabi ki, ama unutmayın: yolculuğunuzla ilgili nihai olarak gerçek olan tek şey bu anda attığınız adımdır. Var olan tek şey budur.

En son İçerik

Galatasaray’ın yeni başkanı Burak Elmas oldu

Geçtiğimiz günlerde projelerinden ilk kez Finans ve Ticaret'e bahseden Burak Elmas, Galatasaray'ın 38. başkanı oldu.…

“Türkiye, dünyada en çok mülteci barındıran ülke konumunda”

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonunca "20 Haziran Dünya Mülteci Günü" etkinliğinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı…

İbrahim Reisi İran’ın 8. Cumhurbaşkanı seçildi

İran'da 18 Haziran tarihinde yapılan 13. Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin ilk resmi sonuçlarına göre muhafazakar aday İbrahim…

TAV’dan Kuzey Makedonya’ya yatırım kararı

TAV, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamada Kuzey Makedonya’da 49,7 milyon euro yatırım yapılacağını açıkladı. TAV…

Kurulan şirket sayısı geriledi

Kurulan şirket sayısı, mayısta bir önceki aya göre yüzde 47,7 azalarak 4 bin 480, kapanan…

Günlük aşılama 1,5 milyonu aştı

Türkiye'de günlük aşılamada 17 Haziran itibariyle yeni rekor kaydedildi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın verdiği verilere…