Zalimler için yaşasın cehennem

Bayramı içimize zehreden terör devleti İsrail için söylenecek tüm sözler söylendi. Buna rağmen olup bitenleri görmezden gelen ülkelerin suskunluklarının nedenini araştırdığımızda, birçoğunun bu ülkeyle perde arkasında görünmez (!) ilişkiler yumağında olduğu ortaya çıkacaktır. 

Her saat Kudüs’ten aldığımız acı haberler yüreklerimizi burktu, bayram sevincimizi gölgeledi. Milletçe bir kez daha İsrail’in vahşetine duyarsız kalmadık. Bir ara salonumdaki bin kitaplık kütüphaneyi toparlarken, Ortadoğu odaklı 10’a yakın kitabın sıralandığını gördüm. Bunlardan birisi ‘İsrail’in gerçekleri’ adını taşıyordu. İsrail Enformasyon Merkezi’nin imzasını taşıyan kitapta, İsrail devletinin kuruluşunda İngiltere’nin büyük rol oynadığı vurgulanıyordu. 14 Mayıs 1948’de İngiliz mandasından kurtulan İsrail, tam 73 yıl sonra utanç ve insaf yoksulu olduğunu dünyaya bir kez daha duyurdu. Sayısı ister bir olsun isterse 250, masum insanları öldürmekten çekinmeyen terörist zihniyetin bu cani nesli için ABD’nin yaşlı başkanı Biden dahil hiçbir kul rızalık gösteremez. Kaldı ki, Tevrat’ta yer alan, ‘İyilik yapmayı öğrenin, adaleti arayın, ezilmiş olana doğruluk edin’ emrini hiçe sayan dinden çıkmış bu güruh için söylenecek tek bir cümle var: Zalimler için yaşasın cehennem… O cehennem ki, yıllarca (8 yıl) komada kalıp can çekişe çekişe toprağa karışan Ariel Şaron laneti gibi Netanyahu ve aynı zihniyetin esiri olan terörist beyinlileri de büyük azabıyla birlikte dört gözle bekliyor.


İsrail devleti, kendi ülkesini tanıtan kitapta Museviler, Hristiyanlar ve Müslümanlar için Kudüs’ün önemini vurgularken, ‘…Her kutsal mekân kendi dinsel idari birimleri tarafından yönetilir ve buralara girme, buralarda ibadet etme özgürlüğü kanun tarafından sağlanmıştır’ ifadelerine yer vermiş. Buna rağmen aynı ülkenin yönetimi kanun tanımazlığını, alçaklığını ve yaşama hakkını elden alma hünerini dünyaya bir kez daha ilan etmekten çekinmiyor. Bu ahlaksız eylemin insanlıkla hiçbir ilgisinin olmadığını İsrail’in dev kuklaları ile ona gelecek vaat ederek koluna giren hakiki Müslüman olmayan Arap ülkelerinin fark etmesi zor görünüyor.

İsrail Devletinin kuruluş beyannamesinde yer alan ‘…Elimizi komşu devletlere ve onların insanlarına uzatıyor, onlara Barış ve iyi komşuluk ilişkileri sunuyoruz’ ifadelerinin aksine kem gözlerini komşularının topraklarına diken ve onların insanlarını öldürerek barışın kutsallığını yok eden bir terör devletine dönüştüğünü artık bilmeyen yok. Mayıs başından beri dünyanın canlı izlediği vahşeti izledikçe Sayın Erdoğan’ın 2009 yılında Davos’ta dönemin İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e verdiği ONE MİNUTE dersinin ne derece yerinde olduğunu daha iyi anlıyoruz. Akdeniz’in doğu sahilinde küçük bir ülke iken kem gözlü bir canavara dönüşen bu ülkenin arkasında kimlerin olduğunu bilmeyen var mı?  Peki, 6 milyon İsrail vatandaşının rahatlığı için 1,5 milyarlık İslam coğrafyasının huzursuz edilmesini neyle izah edebiliriz? 56 İslam ülkesinden hangisi Filistin halkına yönelik yaşatılan zulme karşı hakiki Müslüman gibi hareket edebiliyor. Birçoğu münafıktan da beter durumda. Zulme karşı susan dilsiz şeytan misali bu ülkeler neyi temsil ediyor? Hemen söyleyelim, bir kısmı büyük şeytanın uşaklığını temsil ediyor. Bir kısmı da çaresizliğin girdabında kıvranıp duruyor… Birliğin dirliğin olmadığı İslam dünyasını bu gidişle daha zor günler bekliyor dostlar. Zalimlerin asla iflah olmadığı bu iki yüzlü düzende gözü kapalı huzur beklemek de mümkün görünmüyor.

Dertliyiz, öfkeliyiz ama Rabbimizin zalimler için hazırladığı azabının her şeyden daha büyük olduğunun da bilincindeyiz. Şimdi kalkıp da ‘Bizim elimden gelen bir şey yok’ kardeşim diyemeyiz.

Düşüncelerimi kaleme alırken, yıllarca Ortadoğu bölgesindeki mazlumların can derdine derman olmaya çalışan Yeryüzü Doktorları ekibinden değerli bir büyüğümün bayram mesajı eşliğinde şu bilgileri gönderdiğini gördüm: …” Bu bayram yüreğim kan ağlıyor. 6 kere Batı Şeria, 5 kere de Gazze’ye gittim.  Ameliyatlara katıldım. Acılara ortak oldum. Türkiye adına şifa dağıtmakla gurur duydum. Bunları yaşamış birisi olarak şu gerçekleri herkesin bilmesini isterim… 100 yıl önce Lawrence komutasındaki eğri kılıçlı donsuz Araplar kutsal toprakları yüzlerce yıldır koruyan 100 bin Osmanlı askerini esir alıp kılıçtan geçirmiş ve hatta sam hastanesine sığınan iki bin yaralı askerimizin karınlarını deşerek teslim diye elini kaldıranların önce ellerini sonra kellelerini kesmişlerdi. Bu vahşet tablosuna İngilizler dahi bakamamışlar ve ‘Biz, Türkleri öldürün diye para verdik ama bu kadar vahşet beklemiyorduk’ demişlerdi. Bugünse başta iğrençlikleri tescillenen Suudlar olmak üzere tüm Arapların dedelerinin yaptıklarını affetmem mümkün değilken; onların yaşayan çocukları ne Kıbrıs’ta ne Doğu Türkistan’da, ne Mavi Vatan’da, ne PKK terör örgütüyle mücadele verilen topraklarda, ne de Ermeni meselesinde bizim tezlerimize bir kez bile destek olmamışlardır. Onlar ABD ve İngiltere’nin tutsağı olmuşken, kendi içlerinde parça bölük yaşamalarını doğal karşılıyorum. Bu gerçekliğin gölgesinde yaşanan mezalim altında inim inim inleyen Filistinlilere bakıp İsrail’i lanetliyorum. Birleşmiş Milletlerin ortaya koyacağı gerçekçi tutuma bağlı olarak yol kat etme zamanı geçiyor. Artık lafla peynir gemisi yürümez. Dahası suya sabuna dokunmayan mesajlarla bir yere varamayız. Bazı devletlerin eli kolu bağlı ve adeta sümüklüböcek dış politikası izliyorlar. Bunu gördükçe derdimi içime atıyorum…”

Tarihin tekerrür ettiği bu garip dünyada kim hangi safta yer alırsa alsın, zalimlerin safında yer almama cesareti gösteren herkesin gönlü hüzünlü, gözü yaşlı. İsrail ise azgınlığın faturasını er geç ödeyecektir. Bu faturayı önce kendi halkı üzerinden sonra da mazlumların hakları üzerinden ödeyecektir. O zaman çok yakındır. Uyuşturulan İslam coğrafyasının beyinleri kendine bir an önce gelmelidir. Yoksa İsrail Ortadoğu’da daha çok at oynatır. Rabbim, İslam düşmanlarına ve onların taşeronlarına fırsat vermesin. Allah’ın gazabı, Firavun kalpli zillet neslinin üzerine olsun inşallah. Zalimler için yaşasın cehennem.

En son İçerik

Dolar/TL faiz kararı sonrası yatay

Dolar/TL, Fed'in değişen tahminleriyle ciddi bir yükseliş kaydederken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın perşembe günkü faiz…

İstanbul’un en değerli 10 mahallesi

İstanbul'un ortalama konut metrekare satış fiyatlarının en yüksek olduğu mahalleler sıralandı. İstanbul'un en değerli mahalleleri…

Euro Bölgesi’nde TÜFE Mayıs’ta yüzde 2 arttı

Euro Bölgesi’nde TÜFE Mayıs’ta tahminlere paralel olarak yüzde 2’ye yükseldi. Enerji fiyatlarındaki sert yükseliş ve…

Erdoğan: Biden’a F-35 ve S-400’de farklı bir adım beklemeyin dedim

Biden ile görüşmesine değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak gerek F-35 gerekse S-400 konusunda…

Küresel piyasalarda Fed’in şahin tahminleri satış getirdi

Küresel piyasalarda Fed'in şahin öngörüleri riskli varlıklarda satış baskısı yarattı. Fed’in tahminleri aracılığıyla daha şahin…

Özel sektörün yurtdışı borcu Nisan’da geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre Nisan sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam…