Geçmez sanırsın geçer

Bir gün padişah bütün vezirlerini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle bir şey yazdırın ki, “her baktığımda neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim” diye buyurur fakat Hiç kimse Sultanı tatmin edecek böyle bir yüzük yapamaz. Sultanın adamları da bilge Derviş’i bulup yardım isterler. Derviş, Sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük Sultan’a sunulur. Sultan önce bir şey anlamaz; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra yüzüğe dikkatlice bakar,

“Tamam işte, İstediğim buydu.” Der

Yüzüğün üzerindeki yazıda: “Bu da geçer” yazmaktadır. Sultanın tam olarak istediği şey budur!

Sufilerin dergahında bu söz tablo olarak asılırmış: “Bu da Geçer ya Hu.”

Biliriz elbette geçeceğini, niceleri geçmiştir zira, ama bu bile teselli etmez bizi. Acıya direniriz, kabul etmeyiz.

Hayır, ben bunu yaşıyor olamam deriz.

Egomuz incinir. Kaçmaya çalışırız acıdan, kaçtıkça arkamızdan geleni çığ gibi büyütürüz.

Yüzleşemeyiz, korkarız, korktukça güç veririz, bilmeden geçmesin diye uğraşırız sanki.

Kendimizi koruduğumuzu sanırken aslında kendimizi daha çok acıttığımızı göremeyiz.

Neyse ki zaman hep bizden yanadır, senin yapamadığın pansumanı her gün usulca, hissettirmeden sana yapar. Bir sabah uyandığında artık kaçmadığını dahası kimsenin de kovalamadığını fark edersin. Bu kez de bu acının dindiğine inanamazsın.

Halbuki, gecelerce uyutmamıştı seni. İştahını kesmişti, rüyalarına girmişti, için için kendine kızarsın, niye o kadar üzdüm kendimi dersin. Üzülmüş olman bile bir saçma gelir! Geçeceğini bile bile o acının içinden geçip gidemedim diye hayıflanırsın.

Zaman dostumuzdur çoğu zaman, fakat ağır kanlı bir dost, eli yavaş biraz. Tüm işi ona bırakırsan bazen senin birkaç ayda yapabileceğin işi o birkaç yılda ancak tamamlar.

Peki tamamen geçer mi? Geçmez elbette, bazen bir sızı kalır, bazen yaranızın izi ama iyi ki de geçmez. Unutmamak lazım çünkü yaşanılanları, hepsi çok değerlidir. Hepsi sana bir lezzet katmıştır. Artık daha farklısındır, artık daha olgun, daha mağrur, daha korkusuz ve daha güzel. Saçındaki her bir beyaz tel o yüzden çok kıymetlidir. Gün gelir döner seni üzenlere içtenlikle teşekkür bile edersin..iyi ki dersin…iyi ki…

Çünkü özünde bilirsin her şey zıttı ile hayat bulur. Her şey zıttı sayesinde kıymetlenir.

Sıcağın anlamını soğuğu görmemiş birisi anlayamaz.

Karanlık olmazsa ışığın ne olduğunu bilemezsin.

Her şey zıttı ile can bulur.

Belki sen de birilerinin pişmanlığı ama yeni birilerinin de umudusundur! Bilemezsin.

Sadece sakin kal ve kendine her zaman şunu söyle “geçecek”. Pişmanlıklarla harcama vaktini, hata yapmadan öğrenemezsin. Her an yeni bir an ve her yeni anda yeni kararlarla daha sağlam basabilirsin.

Derler ki: “Bir ağacı dikmek için en iyi zaman yirmi yıl önceydi belki ama ikinci en iyi zaman bugündür.”

Haydi şimdi yeni kararlar alalım birlikte…Beraber güzellikler biriktirelim…var mısın?

En son İçerik

Müsilaj

Marmara’daki kirliliği görünce yıllar öncesine gittim. Çocukluğum anneme, babama denize gitmek için yalvarmakla geçerdi. Ya…

Müsilajın Marmara Denizi’nde balıkçılığa etkisi

Uzmanlara göre geçtiğimiz günlerde Marmara Denizi'nde ortaya çıkan müsilaj (deniz salyası) Marmara Denizi'ndeki balıkçılığı hem…

Microsoft, Windows 10’a desteği sonlandıracağı tarihi açıkladı

Microsoft’un 6 yıl önce kullanıma sunduğu Windows 10 işletim sistemine sunduğu yazılım ve güvenlik güncellemesi…

Dünya’da çevreyi en çok kirleten 10 şirket

Karbondioksit yaratma yüzdelerine göre çevreyi en çok kirleten 10 şirket belli oldu. The Carbon Majors…

Gübre fiyatlarındaki artış son 1 yılda yüzde 100’ü aştı

Bloomberg HT'den İrfan Donat'ın aktardığı habere göre son 1 yılda çiftçinin en çok kullandığı kimyasal…

Rusya Merkez Bankası faiz artırdı

Bloomberg HT'nin aktardığı habere göre Rusya Merkez Bankası piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini yüzde 5,50…