Havuç gösterip hıyar uzatanların son marifeti

Bu ülkede ilgili kurumların herhangi bir konuda mağduriyet doğmadan tedbir alması diye bir gelenek maalesef neredeyse yok gibi. İşte bu yüzden nice hadise birbirine benzer şekilde seyrediyor ve geride binlerce mağdur bırakıyor. Bu gibi durumlar toplumdaki güven zeminini sarsıyor. 

İşte, son bir hafta içinde ilgili ilgisiz herkesin merakla izlediği dijital para kaynaklı mağduriyet vakaları, ‘geliyorum’ diye bas bas bağıran bir kaza misali gündeme oturdu. Birisi ukalaca bakan, diğeri sırıtan iki yüz günlerdir gazetelerin birinci sayfalarında yer alıyor. Kim bunlar? Neciler, geçmişlerinde ne yapmışlar? paralarınızı kaptırmadan önce araştırdınız mı? İşin uzmanına sordunuz mu? Tabi ki hayır. Neymiş, yüzbinlerce insan kripto para yatırımıyla zengin olma hayaliyle yaşarken mağdur olmuş. Sonra da kaçıp giden birinin peşine takılmış. Yahu bu kaçıncı tuzak, bu kaçıncı mağduriyet bre kardeşler. 

Adına ister dolandırıcılık deyin isterse hak yeme, ortada yasal bir dayanağı olmayan zeminde büyük bir para sirkülasyonu var. Dahası, sürü mantığı ile kartopuna dönüşen uluslararası bir dolandırıcılık vakasına dönüşen ve binlerce insanın benzer akıbeti yaşadığı acı gerçeklerle karşı karşıyayız. Önce başarı hikayesi olarak lanse edilen, kokusu çıkınca da ‘yandık, bittik, tükendik’ dedirten hikayelerin son versiyonu ile karşılaşmak beni hiç şaşırtmadı. Tabir yerindeyse, yatırımcılara havuç gösterip hıyar uzatanların sayısı günden güne artıyor. Adeta mutasyona uğramış virüs gibi hepsinde de elini uzatanın gövdesini yutan canavar gibi bir yapı mevcut.

Kısa yoldan zengin olma hastalığı devam ettiği sürece, “Bu ülke nice ‘Tosuncuk’lar gördü ama böylesini görmedi” demeye devam edeceğiz. Dolandırıcıların kralı olarak anılan Sülün Osman lakaplı Osman Ziya Sülün, dolandırdığı insanlar için “…Onların alınlarında, ‘Ben enayiyim, gel beni kazıkla, yazıyor’ demiş, “Biz o yazıları neden göremiyoruz?” sorusuna ise “Okumasını bilecen kardeşim” diye cevaplamış. Yine ülkemizin gelmiş geçmiş en büyük dolandırıcılarından Raki lakaplı Güney Zobu, döviz alışverişinin yasak olduğu 1980’li yıllarda elinde bulunan dövizi çok ucuza satacağını söyleyerek, “keriz” dediği milyonerleri kandırmayı becermiştir. O günlerden bugüne taktiklerini değiştirerek yepyeni bir yöntemle vatandaşı dolandıranların ortak noktası ‘daha fazla kazandırma’ hırsını körüklemek olmuştur. 

Teknoloji odaklı kripto dolandırıcılık gündeminin baş aktörü olan Faruk Fatih Özer’in vatandaşı oltaya getirme taktiklerine baktığımızda, geçmişte yaşanan dolandırıcılık vakalarıyla benzerlikler olduğunu görüyoruz. Mesela herkesin hayal ettiği debdebeli bir hayat tarzını yansıtması, mankenli şarkıcılı görüntüler vermesi, bol reklamlı mesajlar yayması, siyasilerle aynı karelerde yer alması, vaatlerinde promosyon odaklı yatırımcılarının ağzına bir parmak bal sürmesi, jönler gibi havalı pozlar vermesi… Bütün bunları milleti kandırıp kaçıp giden ya da hapishanelerde hayatları çürüyen dolandırıcılarda rastlamadık mı? Peki buna rağmen neden aklımız başımıza gelmiyor? Çünkü daha fazlası yok mu hırsından, her söze kanmadan ve ne olduğunu tam anlamı ile araştırmadığımız işler üzerinden bol paralar kazanacağımızı zannetmemizden…

Yapmayın beyler, etmeyin hanımlar… Hem birikimlerinizin buharlaşabileceğini hem de geleceğinizi kaybetmeyi hiç göze almadan girdiğiniz bu girdaptan dolayı kimseyi suçlamayın. Sizler eğer paranızın kıymetini hakikaten bilmiş olsaydınız, yasal dayanağı olmayan bir alana girip daha fazla kazanma hırsının kurbanı olmazdınız. Buna rağmen sizlere havuç gösterip hıyar uzatmaya kalkanların akıbetini görmek gerek.

Tabi ki bu kafayla gidilirse elinde havuçla dolaşan fırsatçılar Z kuşağının canını daha çok yakacaktır. Neden mi? Çünkü para bu kuşak için alın teri dökerek değil, sadece ve sadece kafayı biraz çalıştırarak elde edilecek bir değer olarak görülüyor. Madalyonun öteki yüzüne bakmadan atılan adımların faturasını ise hep birlikte ödüyoruz.

Bu arada, hacmi 2 milyar dolar olduğu söylenen bir dolandırıcılık vakasında banka hesaplarında bırakılan 31 milyon liranın sadece masumiyet malzemesi olduğunu da söylemek isterim. O para kimin mağduriyetini karşılayabilir ki? Hukukçuların yaptığı değerlendirmelere göre Thodex mağdurlarının atacağı iki adımdan birisi; suç duyurusunda bulunmak, ikincisi de hem şirkete karşı alacak davası, yönetim kurulu üyelerine karşı TTK md 553 gereği sorumluluk davası ve hâkim ortaklara karşı da tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla sorumluluk davası açmak olmalı. 


Türklerin adının dünya genelinde böyle vakalarla anılmasından duyduğum üzüntüyü de paylaşmak isterim. Turgut Özakman’ın Kurtuluş Savaşı dönemini anlattığı belgesel romanı ‘Şu Çılgın Türkler’in aksine ‘Şu Rezil Türkler’ diye bir kitap kaleme alınsa galiba kripto dolandırıcılarının marifetleri sayfalarca yer kaplar. Bu vakalardan ders alanlar, umarız bundan sonra geç de olsa ilgili makamların alacakları tedbirler eşliğinde adım atar ve ne kendilerini ne de Türkiye’yi rezil ederler. 

En son İçerik

Dolar/TL faiz kararı sonrası yatay

Dolar/TL, Fed'in değişen tahminleriyle ciddi bir yükseliş kaydederken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın perşembe günkü faiz…

İstanbul’un en değerli 10 mahallesi

İstanbul'un ortalama konut metrekare satış fiyatlarının en yüksek olduğu mahalleler sıralandı. İstanbul'un en değerli mahalleleri…

Euro Bölgesi’nde TÜFE Mayıs’ta yüzde 2 arttı

Euro Bölgesi’nde TÜFE Mayıs’ta tahminlere paralel olarak yüzde 2’ye yükseldi. Enerji fiyatlarındaki sert yükseliş ve…

Erdoğan: Biden’a F-35 ve S-400’de farklı bir adım beklemeyin dedim

Biden ile görüşmesine değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak gerek F-35 gerekse S-400 konusunda…

Küresel piyasalarda Fed’in şahin tahminleri satış getirdi

Küresel piyasalarda Fed'in şahin öngörüleri riskli varlıklarda satış baskısı yarattı. Fed’in tahminleri aracılığıyla daha şahin…

Özel sektörün yurtdışı borcu Nisan’da geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre Nisan sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam…