Biden’ın soykırım açıklaması

Bir 24 Nisan daha geldi çattı. Beklendiği gibi ABD Başkanı Biden, bizim 1915 olayları olarak adlandırdığımız konu hakkında başkan olarak yaptığı ilk açıklamasında soykırım kelimesini kullandı.  Açıklama her bakımdan incelenecektir.  Benim için en rahatsız edici tarafı Türkiye Cumhuriyetinin bu olaylarda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının belirtilmiş olmamasıdır. 

Belki de üzerinde durmamız gereken konu o.  Türkiye Cumhuriyeti neden Talat Paşa ve arkadaşlarını sahiplendi, neden Ankara’daki Talat Paşa Bulvarı Atatürk Bulvarı’ndan daha da uzun?  Neden üzgünüz, ama bu olaylar Cumhuriyet kurulmadan önce meydana gelmiştir, İttihat ve Terakki rejimi ülkeyi felakete götürmüştür, biz de onu lanetliyoruz diyemedik?  Diyemeyince sorumluluk üstümüze kaldı.

Bu açıklama tabii ki siyasidir.  İşin vahim tarafı da odur.  Son kırk yıldır, her ABD Başkanı 24 Nisan’da bu tür bir açıklama baskısı altında kalmıştır.  1981 yılında Reagan soykırım kelimesini bir defa kullanmış, ancak Türkiye’nin sert tepkisi nedeniyle o kelimeyi bir daha kullanmamış, bugüne kadar hiçbir halefi de bunu yapmamış, etrafında dolaşmıştır. 

1915 olaylarının soykırım olduğuna inanmadıkları için mi? Hayır. Bugün dünyada bu olayların soykırım olmadığına inanan tek tük Türk sevdalısı tarihçi, yorumcu dışında pek kimse kalmamıştır.  Ancak, Türkiye ile ilişkilere önem veren ülkeler göstereceğimiz tepkiden çekindikleri için bu kelimeyi kullanmamışlardır.

Biden’in soykırım kelimesini kullanması artık Türkiye’nin ABD için stratejik değerinin bir hayli azaldığını, Yunanistan, Kıbrıs, Romanya, Bulgaristan, hatta Ürdün gibi bölgemizde daha güvenilir ortaklar bulduğunun işaretidir.  Bu noktaya nasıl ve neden geldiğimizi sorgulamak muhalefetin işi olmalı ama korkarım bunu yapmayacaklar, hamasi söylemle konuyu geçiştirecektir.

Bundan sonra ne olabilir?  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinde fazla bir malzeme yok.  İncirlik’i kapatmak bir seçenek değil, ABD için alternatifler hazır. Zaten Biden’in dün akşam kendisine tebliğ ettiği anlaşılan açıklama hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen, onunla Haziran ayındaki NATO zirvesinde buluşmayı öngörmesi, tepkinin ağır olmayacağını gösteriyor.  Biden’in daha önce görülmemiş bir şekilde TC lideri ile ilk temasını yapmak için üç ay beklemesi ve bu ilk temasın başlıca gündem maddesinin soykırım açıklaması olması üzücü ve düşündürücüdür.

Açıklamanın ABD’de olası mahkeme kararları üzerindeki etkilerini değerlendirmek hukukçuların işidir.  Ancak birçok Avrupa ve ABD sigorta şirketlerinin mahkemeye gitmeksizin katledilen Ermenilerin ailelerine son yıllarda hayat sigortası tazminatı ödediği bilinmektedir.  Gasp edilen mülklerin tazmininin mümkün olabileceğini sanmıyorum.  Nihayet, Doğu Almanya Batı ile birleştiğinde bile komünist rejimin 1949 ve sonrasında el koyduğu mallar eski sahiplerine iade edilmemiş, kayıpları tazmin edilmemiştir.  Buna benzer birçok başka örnek durum karşısında mülk iadesi veya tazminat taleplerinin çok ileri gidebileceğini sanmıyorum.      

En son İçerik

Dolar/TL faiz kararı sonrası yatay

Dolar/TL, Fed'in değişen tahminleriyle ciddi bir yükseliş kaydederken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın perşembe günkü faiz…

İstanbul’un en değerli 10 mahallesi

İstanbul'un ortalama konut metrekare satış fiyatlarının en yüksek olduğu mahalleler sıralandı. İstanbul'un en değerli mahalleleri…

Euro Bölgesi’nde TÜFE Mayıs’ta yüzde 2 arttı

Euro Bölgesi’nde TÜFE Mayıs’ta tahminlere paralel olarak yüzde 2’ye yükseldi. Enerji fiyatlarındaki sert yükseliş ve…

Erdoğan: Biden’a F-35 ve S-400’de farklı bir adım beklemeyin dedim

Biden ile görüşmesine değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak gerek F-35 gerekse S-400 konusunda…

Küresel piyasalarda Fed’in şahin tahminleri satış getirdi

Küresel piyasalarda Fed'in şahin öngörüleri riskli varlıklarda satış baskısı yarattı. Fed’in tahminleri aracılığıyla daha şahin…

Özel sektörün yurtdışı borcu Nisan’da geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre Nisan sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam…