Sıradanlığın keyfini çıkartmak

Hayatımın yaşadığım kısmını koşarak tamamlamış birisi olarak, yavaşlamak benim için hiçte kolay olmadı…oldukça yoğun, çok seyahatli iş hayatımın ortasına serpiştirdiğim hobilerim,  ve yapmam gerektiğini düşündüğüm şeyler, uyumaya bile vakit bırakmıyordu; Sosyalleşmeliydim, At binmeye gitmeliydim, ufak tatil kaçamakları yapılmalıydı, okumalıydım, seminerlere gidilmeliydi, yeni sertifikalar peşinde koşulmalıydı, İtalyanca öğrenmeliydim ve bunun için bir hoca bulmalı, özel ders almalıydım, malum kursa gidecek vaktim yoktu, kurs bana gelsindi (!) uzayıp giden  “to do list’ im bana sevdiklerime telefon edecek bile vakit bırakmıyorken, bir gün bir soru ile gerçeğe uyandım;

“Nereye koşuyorsun? Dahası neden kaçıyorsun? Ne bu telaş?”

Kaçıyor muydum? Tüm bu yoğunluk onun için miydi? Kafamın içindekilerden kaçıyor olabilir miydim? Halbuki haddini bilmez bu üç cümlenin öncesinde, sanki kendime değer katarcasına ne kadar yoğun olduğumu, yaptıklarımı, günün 24 saatinin yetersizliğini anlatıyordum. Sığamıyordum güne…dahası lazımdı bana! Hiçbir şey yetmiyordu sanki.

Fark etmem zaman alsa da sonunda gördüm ve anladım; Rutinlerin, sıradanlıkların hayatımızı düzenlediğini. Farklılıklar heyecan verici olsa da sayıca fazla değildir.  Mutlu olmak için gün içinde adrenalin ararsak bu her zaman mümkün olmaz. İşte benim yaptığım tam olarak buydu. Adrenalin peşinde koşmak.

Mutlu olmanın yolu, sıradanlığa bakışımızla ilgilidir aslında. Şimdi ne yaşıyorsanız bunun tadına varmak için yavaşlamalısınız. Ben öyle yaptım. Fakat gerçek anlamda yavaşlamaktan bahsediyorum, mecazi değil.

Depresyonda oldukları tespit edilen ve hayattan keyif almadıklarını ifade eden bir grup hastaya bir ödev verilmiş ve onların her gün yaptıkları eylemleri yavaşlatarak ve fark ederek yapmaları söylenmiş. Geri bildirimler inanın çok olumlu.

Deneyin lütfen, yolda yürürken yavaşlayın mesela, görerek yürümeye başlayın, ağaçları görün, çiçekleri, yolun kenarında duran kediyi, yüzünüze değen rüzgârı hissedin, insanların gözlerinin içine bakın, onları gerçekten görün, duş alırken yavaşlayın mesela, vücudunuzdan akıp giden suya verin dikkatinizi, o an ne hissettiğinize odaklanın, nefesinizi takip edin, hangi durumlarda nefes almayı duraklatıyorsunuz? Gün içinde ne kadar çok nefesinizi tuttuğunuza inanamayacaksınız. Kimse yokken bile “hadii” diyen içinizdeki o sese inat yavaşlayın.

Mutluluk çoğu zaman yanınızdan geçip gider ve ancak siz yavaşlarsanız onu görüp farkına varabilirsiniz.

Olması gerekenle karşılaştığınızda yarı uyanık olmayın! Tam uyanık olun. Olanı fark etmek gayret istiyor, farkındalık istiyor. Şu an içinde bulunduğunuz odanın sıcaklığı tam istediğiniz ayarda olabilir, okuduğunuz bu yazı duymanız gereken mesajlar içerebilir, belki bugün arabanıza harika bir park yeri bile bulmuş olabilirsiniz. Sadece uyanık olursanız bunları fark edebilirsiniz.

Yani diyeceğim o ki, sıradanlığın içindeki dinginliği ve huzuru fark edin.

En son İçerik

Müsilaj

Marmara’daki kirliliği görünce yıllar öncesine gittim. Çocukluğum anneme, babama denize gitmek için yalvarmakla geçerdi. Ya…

Müsilajın Marmara Denizi’nde balıkçılığa etkisi

Uzmanlara göre geçtiğimiz günlerde Marmara Denizi'nde ortaya çıkan müsilaj (deniz salyası) Marmara Denizi'ndeki balıkçılığı hem…

Microsoft, Windows 10’a desteği sonlandıracağı tarihi açıkladı

Microsoft’un 6 yıl önce kullanıma sunduğu Windows 10 işletim sistemine sunduğu yazılım ve güvenlik güncellemesi…

Dünya’da çevreyi en çok kirleten 10 şirket

Karbondioksit yaratma yüzdelerine göre çevreyi en çok kirleten 10 şirket belli oldu. The Carbon Majors…

Gübre fiyatlarındaki artış son 1 yılda yüzde 100’ü aştı

Bloomberg HT'den İrfan Donat'ın aktardığı habere göre son 1 yılda çiftçinin en çok kullandığı kimyasal…

Rusya Merkez Bankası faiz artırdı

Bloomberg HT'nin aktardığı habere göre Rusya Merkez Bankası piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini yüzde 5,50…